Yeke nedir, Yeke ne demek

Yeke; bir denizcilik terimidir. kökeni rumca dilinden gelmektedir.

  • Kayıkta dümeni kullanmak için dümenin baş tarafına takılan kol.
  • İri, kocaman

Yerel Türkçe anlamı:

Kayıkta dümen kolu.

Tek.

Büyük, kocaman

İri.

Büyük

Yeke hakkında bilgiler

Yeke, denizcilikte dümen başına takılıp dümenin istenilen tarafa basılması için kullanılan demir veya ağaçtan yapılmış koldur.

Yeke anlamı, kısaca tanımı:

Dümen : Hava ve deniz taşıtlarında, taşıta istenilen yönü vermeye ve belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan hareketli parça. Dalavere, hile. Yönetim, idare.

Taraf : Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu.

Boyunduruk yeke : Dümen başına geçirilen özel biçimli tahta parçası.

Yeke yek : Teke tek.

Kayık : Kürek veya yelkenle yürütülen ufak tekne. Bir yana kaymış.

Kullanmak : Kelimeyi yazmak, söylemek. Amacına ulaşmak için birinden veya bir şeyden yararlanmak, onu amacına alet etmek, sömürmek, istismar etmek. Sigara, içki vb. şeylere alışmış olmak, içmek. Bir şeyin gereklerini yerine getirmek. Giymek, takmak. Bir şeyden belli bir amaçla yararlanmak. Araç veya aleti işletmek, yönetmek. İşletmek, değerlendirmek. Harcamak, sarf etmek. Bir kimseyi bir hizmette bulundurmak, çalıştırmak.

 

Kocaman : Çok iri, büyük, koca. Yaşça büyük olan.

Denizcilik : Denizcinin yaptığı iş.

Takılı : Takılmış, tutturulmuş, asılmış.

Basılma : Basılmak işi.

Demir : Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Bu elementten yapılmış. Güçlü, kuvvetli, sert. Bu elementten yapılmış parça. Çıpa.

İri : Olağandan daha hacimli, olağanı aşan büyüklüğü olan, ince karşıtı.

Yekeçalığı : Öküzlerde görülen bir hastalık.

Yekek : Yeğlenen, seçilmeye değer olan.

Yekeke : Kayıkta dümen kolu.

Yekelenmek : Kibirlenmek.

Yekelik : Topallık.

Yekelmek : Büyümek

Yekeltmek : Büyütmek; yüceltmek

Yekeltmeyh : Büyütmek.

Yekemek : Hafif topallamak Yıkamak. Yıkamak, bk. yâkimek, yekemak, yeykamak, yümek

Yeken : Para.

Diğer dillerde Yeke anlamı nedir?

Almanca'da Yeke : n. Ruderpinne