Yield per share türkçesi Yield per share nedir

  • Hisse başına getiri.
  • Hisse başına verim.
  • Bir hisse senedinin belli bir dönem sonunda şirketin dağıttığı net kar payı ile senedin dönem başı fiyatıyla dönem sonundaki fiyatı arasındaki farkın toplamından oluşan getirisi.
  • İktisat alanında kullanılır.

Yield per share ingilizcede ne demek, Yield per share nerede nasıl kullanılır?

Yield : Belirli bir süre içinde bir makinenin yapabileceği iş. bir işe yatırılan anamalın belirli bir süre içinde meydana getireceği sonuç. yararlanılmak amacıyla kullanılan her şeyin belirli bir süre bitiminde sağladığı sonuç. Verim gücü. Kabul etmek (bir şeyin doğru olduğunu). Verimlilik. Açığa vurmak. Randıman. Kimyasal bireşim işlemleri sonunda elde edilen erek özdek niceliğinin, kuramsal olarak beklenen niceliğe oranı. Birim zamanda birim alandan elde edilebilecek ürün miktarı. Teslim olmak. Eğilmek (tahta vb).

Per : Fiyat kazanç oranı. Her bir ... için. Hisse senedi fiyatının, hisse başı kazancına bölünmesiyle hesaplanan ve kabaca hisse senedinin göreli kazancını gösteren oran. -da. Rücuen. Tarafından. Başına. Her. -de.

Share : Paylaşım. Bilgisayar, coğrafya, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Katılım. Anlatmak. Paylaşmak. Aksiyon. Sıradan pay belgiti. Katılmak (bir fikre). Söylemek. Ortaklığa katılma anlam ve payını kapsayan, bunun dışında hiç bir ayrıcalığı olmayan pay belgiti.

 

Yield per hectare : Hektar randımanı. Uluslararası birimle "hektar başına kental" olarak tarladan elde edilen ürün. Hektar verimi. Verim.

Milk yield per year : Yıllık süt verimi. Bir süt hayvanından bir yılda elde edilen kg cinsinden toplam süt miktarı.

Earnings per share : Hisse başına kar. Hisse başına kazanç. Hisse başına kar oranı. Hisse başı karlar. Faiz ve vergiden önceki gelir. Hisse senedi başına kazanç. Hisse başına net kar. Çıkarılan hisse senedi başına düşen vergiden sonraki kar. Hisse başı kazançlar.

Book value per share : Hisse senedinin muhasebe değeri olup, şirket özkaynakları toplamının varolan hisse senetleri sayısına bölünmesiyle bulunan değer. Hisse başına defter değeri.

Dividend per share : Bir dönemde ortaklara dağıtılmasına karar verilen ve o döneme ait hisse senedi başına ödenen kar. Hisse başına kar. Hisse başına temettü.

Net income per share : Çıkarılan hisse senedi başına düşen vergiden sonraki kar. Hisse başına net kar.

İngilizce Yield per share Türkçe anlamı, Yield per share eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Yield per share ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Yield per share synonyms : a change in demand, abnormal budget receipts, ability rent, a change in supply, a shift in supply, a type mutual funds.