Yield per hectare türkçesi Yield per hectare nedir

  • Uluslararası birimle "hektar başına kental" olarak tarladan elde edilen ürün.
  • Verim.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Hektar randımanı.
  • Hektar verimi.

Yield per hectare ingilizcede ne demek, Yield per hectare nerede nasıl kullanılır?

Yield : Bir yatırımdan veya taşınır değerden elde edilen gelir. Belirli bir süre içinde bir makinenin yapabileceği iş. bir işe yatırılan anamalın belirli bir süre içinde meydana getireceği sonuç. yararlanılmak amacıyla kullanılan her şeyin belirli bir süre bitiminde sağladığı sonuç. Yerini bırakmak. Bel vermek. Açığa vurmak. Sağlamak. Verim. Kabul etmek (bir şeyin doğru olduğunu). Esnemek. Fizik, kimya, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Per : Her bir ... için. Rücuen. Her. Aracılığı ile. Nazaran. -de. Eliyle. Tarafından. Hisse senedi fiyatının, hisse başı kazancına bölünmesiyle hesaplanan ve kabaca hisse senedinin göreli kazancını gösteren oran.

Hectare : Hektar. 10.000 metrekare.

Yield per share : Hisse başına getiri. Hisse başına verim. Bir hisse senedinin belli bir dönem sonunda şirketin dağıttığı net kar payı ile senedin dönem başı fiyatıyla dönem sonundaki fiyatı arasındaki farkın toplamından oluşan getirisi.

Milk yield per year : Yıllık süt verimi. Bir süt hayvanından bir yılda elde edilen kg cinsinden toplam süt miktarı.

 

İngilizce Yield per hectare Türkçe anlamı, Yield per hectare eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Yield per hectare ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agricultural co operative : Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık. Tarım kooperatifi.

Feats : Beceri. Kahramanlık. Beceriklilik. Başarı. Ustalık. Üstün başarı. Yiğitlik.

Crop : Kesip kısaltmak. Kalabalık. Mahsul. Kuşlarda besin depo edilen, boğazın kese şeklindeki genişlemiş bölgesi. böceklerde sindirim kanalının ön kısmında bulunan geniş kese. Kesmek. Otlamak. Ürün vermek. Ekin. (hayvan) otlamak. Dikmek.

Alluvial deposit : Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Alüvyon. Lığ.

Delivery : Teslim. Malların alıcısına veya temsilcisine fiilen verilerek el değiştirilmesi süreci. Dağıtım. Doğum. Temin. Duruşmadan bağışık tutulma. Dağıtma. Teslim etme. Sevkiyat.

Abrasion platform : Dalga aşındırma düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırması düzlüğü.

Altimetric profile : Kesit. Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş.

Agrarian geography : İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü. Tarım coğrafyası.

 

Aboriginal population : Yerli nüfus. Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus.

Feat : İyi kotarılmış bir iş. Başarı. Beceri. Yiğitlik. Başarı (cesaret veya bedensel güç isteyen). Marifet. Beceri ya da cesaret isteyen hareket. Kahramanlık. Ustalık.

Yield per hectare synonyms : outturn, afforestation, debit, makes, aluvial terrace, capacities, deliveries, adventife cone, age pyramid, output, air route, capacity, outputs, aluvial coast, crops, efficiency, make, ageing of the population, agricultural specialisation, efficiencies, abandoned meander, agricultural production.