Net income per share türkçesi Net income per share nedir

  • Çıkarılan hisse senedi başına düşen vergiden sonraki kar.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Hisse başına net kar.

Net income per share ingilizcede ne demek, Net income per share nerede nasıl kullanılır?

Net : Katkısız. Değişik su ürünlerinin takılarak, dolanarak ve hareketli bir torbada toplanarak avlanması amaçlarına yönelik olarak tasarlanan ve donatılan, göze büyüklüğüne bağlı olarak objenin bir kısmını geçiren, bir kısmını sıkıştıran veya geçmesini engelleyen, gözelerden oluşan, çeşitli biçim ve büyüklükte olan bir yüzey yapıtı. Tül. Herhangi bir ölçüden çıkarılması gerekenler çıkarıldıktan sonra kalan bölük. Tiyatro dekorunda kullanılan ince, gözenekli pamuk ya da ipek dokuma. Çoğu kez düşçül oyunlarda, sahnedeki görüntüye uçuculuk, gerçek dışı, düşsel ya da anısal bir hava vermek ereğiyle kullanılan tül perde. Tenis, bilgisayar, masa tenisi, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro, voleybol alanlarında kullanılır. Katkısız ağırlık. katkısız ödeme. ele geçen. Oyun alanını ortadan ikiye bölen ve ortasında yerden yüksekliği 91 cm. olan ipten kafes örgü. Uçantop oyununda iki takımın alanını ayıran, iki direk arasına belli ölçü ve yükseklikte gerilen, ipten örülü delikli perde.

 

Income : İrat. Bk. gelir gelir getiren taşınmaz. Gelir. Bütçe. Kar. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kazanç. Üretim etkinliklerine katılan üretim faktörlerinin yaratılan hasıladan bölüşüm sonunda aldıkları pay. emek faktörünün işlendirilmesinden sağlanan maaş, ücret, bahşiş, prim; finansal araçlardan sağlanan faiz, kar payı gibi sermaye getirileri; taşınmaz ve topraktan sağlanan kira, rant; iş göremezlik, çocuk desteği; sağlık, işsizlik sigortası ve emeklilik gibi sosyal güvenlik kapsamındaki transfer ödemeleri ile şans oyunları vb. kaynaklardan elde edilen para miktarı. Vücuda giren gıda. Varidat.

Per : Her bir ... için. Her. -de. Vasıtasıyla. Eliyle. Tarafından. Beher. Başına. -da. Göre.

Share : Anlatmak. Paylaşım. Pay. Katılım. Paylaşımda bulunmak. Hisse senedi. Kar payı. Söylemek. Sıradan pay belgiti. Paylaştırmak.

Net income : Net kar. Gelirin elde edilmesi sırasında vergi, yıpranma gibi giderlerin elde edilen toplam gelirden düşülmesiyle bulunan gelir. bk. harcanabilir gelir. Net gelir. Safi irat. Net hasılat. Safi gelir.

Yield per share : Hisse başına verim. Hisse başına getiri. Bir hisse senedinin belli bir dönem sonunda şirketin dağıttığı net kar payı ile senedin dönem başı fiyatıyla dönem sonundaki fiyatı arasındaki farkın toplamından oluşan getirisi.

Earnings per share : Hisse senedi başına kazanç. Hisse başı karlar. Hisse başına kar oranı. Faiz ve vergiden önceki gelir. Hisse başına kazanç. Çıkarılan hisse senedi başına düşen vergiden sonraki kar. Hisse başına net kar. Hisse başına kar. Hisse başı kazançlar.

Dividend per share : Bir dönemde ortaklara dağıtılmasına karar verilen ve o döneme ait hisse senedi başına ödenen kar. Hisse başına temettü. Hisse başına kar.

 

Book value per share : Hisse senedinin muhasebe değeri olup, şirket özkaynakları toplamının varolan hisse senetleri sayısına bölünmesiyle bulunan değer. Hisse başına defter değeri.

İngilizce Net income per share Türkçe anlamı, Net income per share eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Net income per share ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Net income per share synonyms : a group shares, a change in individual demand, abnormal budget, a shift in individual demand, ability to pay principle, abnormal budget expenditures.