Zahme nedir, Zahme ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Üzengi kayışı.
Mahmuz.
Zahme ile ilgili Cümleler
- Hiç zahmet değildi.
- Zahmet vermek istemem.
- Onu kâh susadım, kâh acıktım diye türlü türlü zahmetlere sokmuştum.
- Biri sana yardım etmek için zahmete katlandığında bir teşekkür notu yazın.
- Zahmet edip enine boyuna okumazlardı.
- Zahmete deymez.
- Size zahmet vermemek için ben buraya geldim.
- Bu kadarcık zahmete de katlanacaksınız artık.
- Çok zahmet olmayacaksa, biraz yardım istiyorum.
- "Kahvenizi nasıl alırsınız?" "Sütlü ve orta şekerli, bir zahmet."
- Yolda çok zahmet çekmiş, bereket versin Paris sefareti erkânından biri kendisine refakat etmiş.
- O beni istasyonda uğurlama zahmetine girdi.
- Zahmetin için teşekkür ederim.
- Size zahmet olacak, camı kapatabilir misiniz?
- Zahmetiniz için teşekkürler.
- O, sorunu zahmetsizce çözdü.
- Zahmetlerin boşa gittiği için üzgünüm.
- Zahmet yoksa kazanç da yok.
Zahme ile ilgili Atasözü veya Deyim
akılsız başın cezasını (veya zahmetini) ayaklar çeker : bir işte düşüncesizce davranan kişi her türlü olumsuz sonuca katlanır anlamında kullanılan bir söz.
binbir zahmetle : büyük zorlukla.
(birine) zahmet olmak : yapılan bir işten sıkıntı, yorgunluk duymak.
zahmet çekmek : güçlükle karşılaşmak, sıkıntıya katlanmak.
zahmet etmek : biri için yorulmak veya masrafa girmek çaba harcamak, gayret göstermek.
zahmet olmazsa : rica ederim yerine kullanılan bir nezaket sözü.
zahmet vermek : sıkıntı vermek.
zahmete girmek (veya katlanmak) : zahmet etmek.
zahmete sokmak : birine yorgunluk vermek veya masraf ettirmek.
zahmetine değmek : verilen emeği karşılamak.
zahmetsiz rahmet olmaz : sıkıntı, güçlük çekmeden iyi ve güzel işler başarılamaz anlamında kullanılan bir söz.
Zahme kısaca anlamı, tanımı
Zahmeri : Şubat ayı. [Bakınız: zahmarı]. Ocak ayı. Zemheri
Zahmeti : Zemheriden sonra gelen elli günlük dönem.
Bir zahmet : Zahmet olmazsa.
Zahmet : Güçlük.
Zahmetli : Zahmetle yapılan, yorucu, sıkıntılı, eziyetli, güç. Sıkıntı veren.
Zahmetsiz : Sıkıntı çekilmeden, güçlükle karşılaşmadan yapılan, eziyetsiz, kolay, emeksiz. Sıkıntı çekmeden, güçlükle karşılaşmadan.
Zahmetsizce : Zahmetsiz bir biçimde, kolay bir biçimde.
Üzengi kayışı : Eyerin sağına ve soluna takılan üzengi demirini özel toka ile eyere bağlayan kayış.
Üzengi : Eyerin iki yanında asılı bulunan ve hayvana binildiğinde ayakların basılmasına yarayan, altı düz demir halka.
Mahmuz : Çizmenin, potinin arkasına takılan ve binek hayvanlarını dürtüp hızlandırmaya yarayan demir veya çelik parça. Tavukgillerin ve bazı kuşların ayakları ardında bulunan, boynuz yapısındaki sivri uzantı. Köprü ayaklarında, basıncı azaltmak için suyun geldiği ve gittiği yanlardaki çıkıntı. Eski tür savaş gemilerinde su kesimi altında, ileriye doğru uzanan, karşısındaki gemiyi batırabilen uzantı.
Kayış : Bağlamak, tutmak veya sıkmak amacıyla kullanılan, dar ve uzun kösele dilimi. Kol saatinin bileğe bağlanmasını sağlayan, deriden yapılmış gereç. Ustura bilenen cilalı kösele. Kayma işi.
Kayı : Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri.
Diğer dillerde Zağarcıbaşı anlamı nedir?
Osmanlıca Zağarcıbaşı : ser-zağarî

Bu kısımda Zahme nedir? Zahme ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Zahme tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Zahme hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.