Zeamet nedir, Zeamet ne demek

Zeamet; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Tımar

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Osmanlı İmparatorluğu toprak düzeninde yıllık geliri yirmi bin akçeyle yüz bin akçe arasında olan topraklar ve bu topraklardan alınan vergi. zıt anlamlısı tımar, has

Tarih'teki anlamı:

Yıllık geliri 20.000-99.999 akçe olan toprak dirliği.

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

İzmir şehri, Kemalpaşa ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Zeamet hakkında bilgiler

Zeamet, Osmanlı İmparatorluğu toprak düzeninde yıllık geliri 20.00 akçeyle 100.000 akçe arasında olan topraklar ve bu topraklardan alınan vergidir. Eyalet merkezlerinde oturan üst düzey yöneticilere (hazine ve tımar defterdarına, sancaklardaki alay beylerine, kale dizdarlarına, divan kâtiplerine, vs.) verilirdi.

Zeamet kısaca anlamı, tanımı:

Tımar : Binek hayvanlarının kıllarını, derisini temizleme. Ağaç bakımı. Anadolu Selçukluları ve Osmanlılarda, belirli görev ve hizmet karşılığında kişilere verilen, yıllık geliri 3.000-20.000 akçe olan toprak. Yara bakımı.

Osmanlı : XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları. Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan.

 

İmparator : Bir imparatorluğu yöneten kimse, ilhan.

Toprak : Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Memleketli. Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Arazi, tarla. Ülke.

Düzen : Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bez dokuma tezgâhı. Alet edevat takımı. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Yerleştirme, tertip. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri.

Yıllık : Bir yıl içinde olan. Bir yıl için, senelik, senevi. Yılın gün, hafta, ay vb. bölümlerinden başka, bayram, yıl dönümü gibi belli günleri ve birtakım astronomi, meteoroloji, istatistik bilgilerini gösteren kitap biçiminde takvim, almanak. Yapımından veya doğumundan başlayarak üzerinden bir yıl geçmiş olan. Yılda bir çıkan ve o yılın olaylarını anlatan kitap, bülten, dergi vb. eser, salname. Öğretim yılı sonunda hazırlanan, öğrenci, öğretmen ve yöneticilerin özellikleriyle ilgili bilgiler ile eğlendirici konuların yer aldığı kitap. Bir yılda verilen ücret. Yılda bir yapılan.

 

Akçe : Küçük gümüş para. Her tür madenî para, akça.

Vergi : Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para. Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik.

Zeametli : Bir zeameti elinde bulunduran kişi.

Diğer dillerde Zeamet anlamı nedir?

İngilizce'de Zeamet ne demek? : n. fief, vassalage