Feudal türkçesi Feudal nedir

  • Derebeyliğe ilişkin.
  • Zeamet.
  • Feodal.
  • Derebeyliğine ilişkin.
  • Derebeyliğe ait.

Feudal ile ilgili cümleler

English: She wrote a paper on feudalism.
Turkish: O, feodalizm üzerine bir makale yazdı.

English: Our political system was shaped by feudal traditions.
Turkish: Siyasi sistemimiz feodal gelenekler tarafından şekillendirilmişti.

English: It is well known that up to the middle of the last century Japan was a feudal state.
Turkish: Geçen yüzyılın ortasına kadar Japonya'nın feodal bir devlet olduğu iyi bilinmektedir.

Feudal ingilizcede ne demek, Feudal nerede nasıl kullanılır?

Feudal chief : Derebeyi. Topraklarını derebeylik düzenine göre yöneten kimse. osmanlılarda önceleri devlet memuru iken sonraları kendi başına buyruk kesilerek xvıı. yüzyıl sonlarından bu yana anadolu'da devlet gücüne karşı gelen ailelere verilen ad.

Feudal lord : Derebeyi. Ortaçağda derebeylik sisteminde; üzerinde yaşayan insanlarla birlikte toprağın sahibi olan, şatolarda oturan, silahlı askerler besleyen asilzade. krş. derebeylik.

Feudal lords : Derebeyi.

Feudal mode of production : Marksist yaklaşımda toprak mülkiyetine ve toprak kölesi emeğine dayanan üretim biçimi. Feodal üretim biçimi.

Feudal society : Feodal toplum.

Feudal system : Köylülerin savaş zamanında hizmet eden lordlar tarafından korunduğu ortaçağ avrupası'nın siyasi ve sosyal sistemi. Derebeylik sistemi. Feodal jüye. Derebeyliğe dayanan siyasi, iktisadi ve sosyal sistem. krş. derebeylik stalin’in tanımladığı beş toplum biçiminden biri olup, üretim araçların üzerindeki mülkiyetin derebeyine ait olduğu feodal mülkiyetle, köylü ve zanaatçının üretim aletlerindeki bireysel mülkiyetinin birarada bulunduğu ve köle üzerindeki mülkiyetin sınırlı olduğu toplum. Feodal sistem. Feodal yapı.

 

Feudalise : Feodal bir sistem altına almak (ayrıca feudalize).

Feudalists : Ortaçağ avrupası'nın siyasi ve sosyal sisteminin savunucusu veya taraftarı. Feodalizm taraftarı.

Feudalism : Özellikle batı avrupa'da toprağı ve üzerinde yaşayan köylüleri tek bir kimsenin malı sayan orta çağ siyasal düzeni. Feodalizm. Derebeylik. Tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır. Feodalite. Servaj rejimi. Feodallik. Toprak köleliğine dayalı toprak beyliği düzeni.

Feudalization : Feodal bir sistem altında birleştirme eylemi. Feodal bir sistem getirme eylemi (ayrıca feudalisation). Feodalizasyon.

İngilizce Feudal Türkçe anlamı, Feudal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Feudal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Feod : Tımar.

Vassalage : Vasallar. Derebeylik sistemi. Tımar. Kulluk. Derebeylik jüyesi. Vasallık. Feodal sistemde toprak sahiplerinin yurtluk karşılığında, silahlı adamlarıyla askeri gücünü kendilerinden daha büyük ve daha güçlü toprak sahiplerinin hizmetine verdiği, zamanla babadan oğula geçerek bir tür tımara dönüşen düzen.

 

Fief : İkta. Derebeylik düzeninde bir beyin, kendi üstünde yer alan başka bir beye (ya da egemen güce) bağlılığı kabul etme ve belirli hizmetler yapma karşılığında iyesi olabildiği bir toprak parçası. Tımar. Yurtluk. Has.

Commandery : Tımar. Kumandanlık.

Feudality : Feodalite. Derebeylik. Derebeyliğe dayanan siyasi, iktisadi ve sosyal sistem. krş. derebeylik stalin’in tanımladığı beş toplum biçiminden biri olup, üretim araçların üzerindeki mülkiyetin derebeyine ait olduğu feodal mülkiyetle, köylü ve zanaatçının üretim aletlerindeki bireysel mülkiyetinin birarada bulunduğu ve köle üzerindeki mülkiyetin sınırlı olduğu toplum. Tımar. Feodal sistem.

Fiefs : Tımar. İkta. Yurtluk. Has.

Feoff : Tımar. Tımar sahibi. Tımarcı.

Feudalistic : Feodalizme ilişkin. Ortaçağ avrupası'nın siyasi ve sosyal sistemine ilişkin.

Feudatory : Derebeylik idaresinde olan. Tımarcı.

Feudal ingilizce tanımı, definition of Feudal

Feudal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to feuds, fiefs, or feels. As, feudal rights or services. Feudal tenures.