Zifir nedir, Zifir ne demek

Zifir; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Tütün dumanının bıraktığı yağlı ve siyah kir

"Zifir" ile ilgili cümleler

  • "Bıyıklarının ortası belli ki tütün zifirinden kınalı bir renk almıştı." - R. H. Karay

Yerel Türkçe anlamı:

Yağ ve kavurma (yemekte).

Bulanık, kirli su.

Dokuma bez, alaca.

İpekli kumaş.

Öfkeli.

Yağ lekesi.

Çok karanlık.

İs, kir.

Yağ

Kara.

Zehir, acı.

Kokulu kir, is, yağ lekesi.

Yemekteki yağ ve kavurma.

Diğer sözlük anlamları:

Yağ, yağ bulaşığı.

Fransızca'da Zifir ne demek?:

suie

Zifir hakkında bilgiler

Zifir, Burak Turan ve Orkun Uçar tarafından kaleme alınmış fantastik türde roman.

İstanbul'da sıradan gözüken bir intiharla başlıyor ve kurgu ilerledikçe bütün bir kitap insanların, dünyalarını cinlere karşı müdahele etmelerinin hikâyesine dönüşüyor. Hem de yarı cin-yarı insan olan Azazil ve cehennemden gelen zebaniler, hatta Şeytan'ın ta kendisinin yardımıyla.

Zifir ile ilgili Cümleler

  • Hava zifiri karanlık.
  • Bodrum zifiri karanlıktı.
  • Gece zifiri karanlıktı.
  • Zifiri karanlık bir geceydi.
  • Dışarısı zifiri karanlıktı.
  • Zifiri karanlıktı.
  • Mağaranın içi zifiri karanlık.
  • Dışarısı zifiri karanlık.

Zifir tanımı, anlamı:

Dili zifir : Gönül kırıcı sözler söyleyen (kimse).

 

Zifiri karanlık : Çok koyu karanlık.

Tütün : Bu bitkinin kurutulup kıyılarak sigara biçiminde veya pipoyla içilen yaprağı. Duman. Patlıcangillerden, birleşiminde nikotin bulunan, otsu bir bitki (Nicotiana tabacum).

Duman : Esrar. Bir maddenin yanması ile çıkan ve içinde katı zerrelerle buğu bulunan değişik renklerde gaz. Havalanan tozların veya sisin oluşturduğu bulanıklık. Kötü, yaman.

Yağlı : Yağdan kirlenmiş veya lekelenmiş olan. Yağla yapılmış. Üzerinde veya içinde yağı olan. Bol ve kolay kazanç sağlayan. Besili, semiz. Yağı çok olan.

Siyah : Baskıda başka harflerden daha kalın görünen harf türü. Bu renkte olan. Kara, ak, beyaz karşıtı.

Turan : Turancıların dünyadaki bütün Türkleri birleştirerek kurmayı amaçladıkları ülkenin adı. Türklerin Orta Asya'daki en eski yurtları.

Uçar : Uçan, uçucu.

Taraf : Yöre, yer. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Yön, yan, doğrultu. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri.

Zifire dönmek : Yağlanıp kirlenmek.

Zifiri : Çok koyu. İlgili cümle: "“Zifirî siyah üstüne iki tane açık, iki tane de orta koyulukta dört renk serpildi mi gözlerimiz derhâl şahlanıyor.”" B. R. Eyuboğlu.

Zifiri azmak : Kızmak, öfkelenmek.

Zifiri bulanmak : Hoşa gitmemek.

Zifirli : Etli, yağlı, canlı. Varsıl.

Zifirlik : Tütün işçilerinin giydiği önlük.

Diğer dillerde Zifir anlamı nedir?

İngilizce'de Zifir ne demek? : nicotine-tar deposit

Almanca'da Zifir : Nikotin