Zil çarpmak nedir, Zil çarpmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Zille oynamak: Çengiler zabahadan zil çarptılar.

Zil çarpmak anlamı, tanımı

Çarp : Gelişi güzel çizilmiş, eğri

Çarpma : Çarpmak işi. Kuyu çengeli biçiminde beş kollu büyük olta iğnesi. Dört işlemden biri, çarpmak işlemi, darp. Alaturka müzikte temel notaların arasına sıkıştırılmış ve usulü bozmayan, tek perdelik küçük fazlalık.

Çarpmak : Hızla değmek, vurmak. El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek. Etkisiyle birdenbire hasta etmek. Kalp, hızlı hızlı vurmak. Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak. Kurnazlıkla ele geçirmek. Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak çarpım adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek, darp etmek. Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak.

Zil : İşaret vermek, uyarmak, çağırmak için kullanılan ve bir çan ile bu çana vuran bir tokmaktan oluşan, elle veya başka düzenlerle işletilebilen araç. Birbirine çarparak ses çıkartmak için parmaklara veya tefin kasnağındaki deliklere takılan yuvarlak, metal nesne. Parasız.

Oynamak : Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak. Tehlikeye düşürmek. Bir film, oyun vb.nde rol almak. Oyalanmak, gereği gibi yapmamak, boşuna vakit geçirmek. Sarsılmak, yeri değişmek. Rastgele yön vermek, aldatmak. Sporla ilgili çalışmalara katılmak. Bir şeyi sürekli evirip çevirmek veya sürekli olarak ona dokunmak. Büyük bir ustalık, beceri ve kolaylıkla bir işi yapmak. Herhangi birine karşı önemsemeyici davranışlarda bulunmak. Değişiklik göstermek. Eşyanın herhangi bir parçası kımıldamak, hareket etmek. Müziğin gerektirdiği uyumlu hareketleri yapmak. Kımıldamak, hareket etmek. Tedirgin etmek, rahatsız edici davranışta bulunmak. Film gösterilmek. Tiyatro eseri sahneye konmak. Değiştirmek, bozmak, tahrif etmek.

 

Oynama : Oynamak işi.

Çengil : Bakır kova.

Çengi : Çalgı eşliğinde oynamayı meslek edinmiş kadın.

Zabah : Sabah. Yarın. İlk ders, sabah dersi. Sabah, bk. zabâlen, sabâla, sabâlan, sabâlası, sabâlin, sabâna, sabânan. Sabah, karşılığı zaba.

Zaba : Sabah, karşılığı zabah.

Diğer dillerde Zikzak yay anlamı nedir?

Osmanlıca Zikzak yay : zikzak yay