Çengi nedir, Çengi ne demek

Çengi; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Çalgı eşliğinde oynamayı meslek edinmiş kadın

"Çengi" ile ilgili cümle

  • "Eski Galata'dan artakalmış çengiler zilzurna dağılıyorlar." - A. İlhan

Yerel Türkçe anlamı:

Çalgılı eğlence.

Kanuna benzer, dik tutularak çalınan bir saz

Çok konuşan, geveze (kimse)

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Çenk adlı çalgıyla dans eden dansçı.

Çenk ile dans eden dansçı.

Tiyatro'daki terim anlamı:

(Kar. Ort. O.): Cenk adı verilen çalgıyla danseden oyuncu.

Çengi hakkında bilgiler

Dansöz veya çengi, oryantal dansçı kadın. Fransızca danseuse (kadın dansçı) sözcüğünden geçmiştir. Oryantal dans yapan erkeklere dansör veya köçek denir.

Oryantal dansın ana yurdu olan Arap Dünyasında bu dansa "Raks Şarkî" (رقص شرقي; doğunun dansı) veya "Raks Baladî" (رقص بلدي; Halk dansı) denilmektedir. Böylece Türkçede oryantal dans ve oryantal dansçı demek doğru olur.

Oryantal dansçılar, oryantal toplumların namus anlayışlarının bakış açısı ile giysileri ve tipik dans hareketleri yüzünden striptiz dansçısı gibi erotik dansçılar olarak algılanmıştır. Bundan dolayı profesyonel oryantal dans kariyeri yapmak isteyen kadınlara oryantal ülkelerde batılı ülkelerden çok daha nadir rastlanılır.

 

Arap Fars kültürüne ait rakkaseler Selçuklu ve Osmanlı zamanında önce saray çevrelerini, daha geç dönemlerde de konak sahiplerini eğlendirmiştir. Osmanlılar'da çengi ve köçeklerin belediyeden izinli teşkilatları olmuştur. Kol denilen dansçı grublarına kolbaşı denilen bir kişi yardımcısı ile birlikte yöneticilik yapar, 12 dansçıyı yönetirdi. Bunların yanında her kolda sıracı denilen dört kişilik bir saz grubu bulunurdu. Kolbaşı'nın görevi bugünkü menajerlerin görevi ile benzerdi. Kolbaşının evine meşkhane denirdi. Burada grubun dansçıları çalışır ve dansçı olmak isteyenler eğitim görürdü. Düğün, kına gecesi veya diğer bir eğlence düzenlemek isteyen kolbaşı ile pazarlık yapardı.

Çengi anlamı, kısaca tanımı:

Kadın : Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Hizmetçi bayan. Bayan. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan.

Çengi ölüsü çalgı ile kalkar : "zevk ve sefa içinde ömür sürmüş bir kimse, en sıkıntılı günlerinde bile bu alışkanlığını bırakamaz" anlamında kullanılan bir söz.

Çengi kolu : Çengilerden oluşan topluluk, çengi takımı.

Çengi takımı : Çengi kolu.

Çengilik : Çenginin yaptığı iş.

Bir kol çengi : Şen sözler ve davranışlarla çevresine neşe saçanlar için söylenen bir söz.

Çalgı : Müzik aleti, çalgı aleti, enstrüman. Müzik topluluğu. Çalgı çalma, müzik.

Oynama : Oynamak işi.

Meslek : Uğraş. Öğreti. Belli bir eğitim ile kazanılan sistemli bilgi ve becerilere dayalı, insanlara yararlı mal üretmek, hizmet vermek ve karşılığında para kazanmak için yapılan, kuralları belirlenmiş iş. Çığır, okul, ekol. Dizge.

 

Oryantal : Doğu medeniyeti ile ilgili, Doğu medeniyetini hatırlatan. Bu dansı yapan kadın. Genellikle Doğu ülkelerinde, kadınların tek başlarına ve yarı çıplak olarak müzik eşliğinde yaptıkları, vücut ve göbek hareketlerine dayalı dans.

Dansçı : Dans eden kişi. Dansı meslek edinen kişi.

Fransızca : Hint-Avrupa dillerinden, Fransa ve Fransız uygarlığını benimsemiş ülkelerde kullanılan dil. Bu dille yazılmış olan.

Sözcü : Bir kurul, bir topluluk veya kişi adına söz söyleme, onun düşünce ve davranışlarını savunma yetkisi olan kimse.

Çengi göz : Küçük oda: Evleri bir oda bir de çengi göz.

Çengi ölüsü çalgı ile kalkar : “zevk ve sefa içinde ömür sürmüş bir kimse, en sıkıntılı günlerinde bile bu alışkanlığını bırakamaz” anlamında kullanılan bir söz.

Çengi yeli : Romatizma: Ayaklarımda çengi yeli var.

Çengil : Bakır kova.

Çengildemek : Köpek can acısından havlamak, haykırmak. Hakaret etmek, bağırıp çağırmak.

Çengilemek : Köpek can acısından havlamak, haykırmak. Hakaret etmek, bağırıp çağırmak.

Çengilli : İstanbul ili, Teke nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kars şehri, Kötek nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Çengir : Haşarı: Şu hayvan çok çengirdir. Geçici, eğreti kurulan çadır. Küçük göçebe çadırı.

Çengirdemek : Hakaret etmek, bağırıp çağırmak.

Çengiremek : Hakaret etmek, bağırıp çağırmak.

Diğer dillerde Çengi anlamı nedir?

İngilizce'de Çengi ne demek? : fighter

Almanca'da Çengi : die Tanzerin und Musikantin