Zone of tension türkçesi Zone of tension nedir

  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Gerginlik bölgesi.
  • İki devletin çeşitli ilişkiler açısından üzerinde anlaşamadıkları toprak parçası.

Zone of tension ingilizcede ne demek, Zone of tension nerede nasıl kullanılır?

Zone : Benzer fauna ve flora ile belirlenen bir alan; bazı türlerin münhasıran bulunduğu bir alan. Kuşak. Bölgelere ayırmak. Kentbilim bölge. Yöre. Bir yerde ancak belirli bir faaliyete izin vermek. Biyoloji, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Kristalin üzerindeki bir kenara koşut bütün yüzeylerin tümü. Alan. Bir yeri belirli bir faaliyet için ayırmak.

Of : -in. -li. Nin. -nin. -den övünerek bahsetmek. -dan. İle ilgili. Karşı. Yüzünden. In.

Tension : Eğitim, fizik, gramer, kimya, sinema, televizyon, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gerilim. Stres. Gerilme. Elektrik alanı içinde bulunan iki noktanın erkil değerleri çıkarımı. bu nicelik genellikle volt olarak ölçülür. Bir iletkenin iki ucundaki elektrik akımını sağlayan gizil güç eşitsizliği. Kan basıncı. gerilme olayı, gerginlik. Bir elektrik kaynağının potansiyeli, potansiyel farkı ya da elektromotor kuvveti. voltla ölçülür. Seyircinin oyuna karşı ilgisini uyanık tutup heyecan ve merak yaratmak için baş vurulan bir sanat tutumu. Kaygı, heyecan, baskı ya da yılgınlık gibi ruhsal durumların davranımsal etkilerine verilen genel ad. gerçek ya da imgesel bir durumu, biyolojik ve ruhsal bakımdan güçlü ve hareketli biçimde karşılamaya hazır oluş.

 

Zone of a sphere : Kuşak.

Zone of action : Taarruz bölgesi. Muharebe bölgesi.

Zone of differred development : Önalımlı düzenleme bölgesi. Taşınmazları satma isteklerinin, öncelikle kamu kuruluşlarına duyurularak onların önalım haklarını kullanmalarını sağlamanın zorunlu olduğu bölge.

Zone of aeration : Havalanma zonu. Havalanma bölgesi. Yeryüzünün altındaki geçirimli kayaçların, su basıncı altında su ile doygun olmayan kesimi. Havalı kesim. Havalanır bölge.

Zone of inhibition : İnhibisyon zonu. Disk difüzyon testinde bir antimikrobiyal maddenin etrafında bakteri büyümesinin olmadığı alan.

Zone of oxydation : Paslanma kesimi. Yeryüzüne ya da yakınına çıkmış kükürtlü bir cevher yatağının, bol pasedon etkisiyle yeraltı su tablasına dek kükürt tozu olduğu, ısla paslaştığı, karbonatlaştığı kesim. (buradaki kimyasal çökelmeler, işletmeye yeterli olmayan metal tenörlerini işletilir duruma getirir.).

Zone of fire : Ateş sahası. Ateş bölgesi. Ateş alanı. Bir askere veya asker grubuna tahsis edilmiş ve o alan içinde hedefe ateşin serbest olduğu bölge.

İngilizce Zone of tension Türkçe anlamı, Zone of tension eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Zone of tension ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abandoned meander : Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm. Akmaz.

 

Alluvial deposit : Alüvyon. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Lığ.

Air route : Havayolu. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı. Uçuş rotası.

Adventife cone : Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler. Yan koni.

Abrasion platform : Dalga aşındırma düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırması düzlüğü.

Aluvial terrace : Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme. Akarsu sekisi.

Agricultural co operative : Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık. Tarım kooperatifi.

Age pyramid : Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge. Yaş piramidi.

Altimetric profile : Kesit. Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş.

Agrarian geography : Tarım coğrafyası. İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü.

Zone of tension synonyms : aboriginal population, afforestation, agricultural specialisation, aluvial coast, ageing of the population, agricultural production.