Ildırmak nedir, Ildırmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Parıldamak.

Korkutmak: Gözünü ıldır ki sana sataşmasın.

Yanıp sönmek.

Ilıtmak.

Ildırmak anlamı, tanımı

Ildır : Alacakaranlık. Parıltı, parlayış. Alaca karanlık. Ege Denizi kıyısında Karaburun yarımadasının batısında arkeolojik nitelikte bir köy. İzmir şehrinde, Alaçatı bucağına bağlı bir bölge

Parıldamak : Işık saçmak, parlamak. Gelişmek, yükselmek.

Korkutmak : Korkmasına yol açmak. Gözdağı vermek. Kaygıya düşürmek.

Parıldama : Parıldamak işi.

Korkutma : Korkutmak işi.

Ilıtmak : Ilık duruma getirmek.

Sataşma : Sataşmak işi.

Sönmek : Yanmaz, aydınlatmaz, parlamaz olmak. Duygular dinmek, yatışmak, etkisini yitirmek. Tükenmek, yok olmak, yitmek. Gerilemek, parlaklık ve önemini yitirmek. Hava veya başka bir gaz ile şişirilmiş bir şeyin havası kaçıp şişkinliği inmek. Parlaklığını, ışığını yitirmek. Yanardağ etkinliğini yitirmek. Ses duyulmaz olmak.

Ilıtma : Ilıtmak işi.

Korkut : Muş iline bağlı ilçelerden biri.

Korku : Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü. Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara. Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu.

 

Sönme : Sönmek işi.

Sata : Üzüm salkımı.

Parı : Az, azıcık. Para.

Yanı : Yana, konusunda: Ahmet'ten yanı sana birşey demem. Yani. Yani, bk. yani. Yahni, et yemeği.

Sana : Sen zamirinin yönelme durumu eki almış biçimi.

Kork : Bostan korkuluğu.

Ki : Anlam bakımından birbirleriyle ilgili cümleleri birbirine bağlayan bir söz. "Öyle, o kadar, o denli" vb.nden sonra, kullanıldığı cümleye güç katan bir söz. Özneyi, tümleci güçlendirerek cümlenin temel bölümüne bağlayan bir söz. Yakınma, kınama vb. duygular anlatmak için bir cümlenin sonuna getirilen bir söz. İkinci cümledeki yargının birincideki hareketin yapılışı sırasında görülerek şaşıldığını bildiren bir söz. Bir soru cümlesinin sonuna getirildiğinde şüphe veya endişe anlatan bir söz. Bazı kelimelerin sonuna bir ek gibi eklenerek birtakım zarflar, yeni edatlar oluşturan bir söz: Belki, çünkü, hâlbuki, mademki, sanki gibi. İki cümlede anlatılan durumların uyuşmazlığını bildiren bir söz.

Diğer dillerde Iıı sayılı cetvel anlamı nedir?

İngilizce'de Iıı sayılı cetvel ne demek ? : chart no iii