Çığırtma nedir, Çığırtma ne demek

  • Çığırtmak işi.
  • Basit, küçük, nefesli bir çalgı

"Çığırtma" ile ilgili cümleler

  • "Bu lakırtıların arasında çığırtma gibi ince çocuk sesi." - H. R. Gürpınar

Yerel Türkçe anlamı:

Çığlık.

Yumurtalı unun yağda kızartılmasıyla yapılmış olan tatlı.

Açılarak yağda kızartılan hamur

Flüt gibi bir çeşit çalgı.

Domates, biber ve patlıcan zeytinyağı ile kızartılarak yapılmış olan yemek.

Diğer sözlük anlamları:

Ney ve kaval gibi nefesle çalınan bir saz

Çığırtma kısaca anlamı, tanımı:

Çığırtmacı : Çığırtma çalan kimse.

Çığırtmak : Çağırtmak.

Basit : Her zaman rastlanan, özelliği olmayan, olağan. Yapılması veya anlaşılması kolay olan, karışık olmayan, bayağı. Süssüz, gösterişsiz. Kolay. Bilgi ve görgüsü sınırlı olan, bayağı, görgüsüz.

Küçük : Geri aşamada. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Küçük abdest. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Değersiz, önemsiz. Kısık, parlak olmayan (ses).

Nefesli : Soluk alıp vermeden uzunca bir zaman durabilen. Nefesi güçlü olan. Üflemeli.

Çalgı : Müzik topluluğu. Müzik aleti, çalgı aleti, enstrüman. Çalgı çalma, müzik.

 

Bir : Beraber. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayı kadar olan. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Sadece. Aynı, benzer. Ancak, yalnız. Sayıların ilki. Tek. Bir kez.

Çığırtmaç : Yumurtalı unun yağda kızartılmasıyla yapılan tatlı. Tellâl.

Çığırtmalık : Aracıya sonuçlandırdığı işlem gereğiyle verilen ödenek.

Diğer dillerde Çığırtma anlamı nedir?

İngilizce'de Çığırtma ne demek? : recorder

Fransızca'da Çığırtma : fifre [le]