Çıkış yeri nedir, Çıkış yeri ne demek

  • Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta
  • Yarışa başlama noktası.

"Çıkış yeri" ile ilgili cümleler

  • "Biz, yolun üstünde, kasabanın çıkış yerinde boş bir handa otururduk." - C. Külebi

Çıkış yeri anlamı, tanımı:

Çıkış : Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Çıkma işi. Mezuniyet, okul bitirme. Çıkış belgesi. Yokuş. Çıktı. Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı.

Çıkmak : Bulaşmak. Yapılmak, yürümek. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Yetişecek ölçüde olmak. Piyasaya sürülmek. Flört etmek. Gelmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Belirmek, tanınmak. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yayımlanmak. Ay veya mevsim geçmek. Oluşmak, olmak. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Ay, Güneş görünmek. Erişmek, görmek. Gerçekleşmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Karaya ayak basmak. Yükselmek, artmak. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Sesini yükseltmek. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Niteliği sonradan anlaşılmak. Vermeye katlanmak. Yayılmak, duyulmak. Eksilmek. İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Yerinden oynamak. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Harcamak zorunda kalmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Giderilmek, yok olmak. Yeni yetişip satışa sunulmak. Süresi dolduğunda ayrılmak. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Mal olmak. Meydana gelmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Bitmek, büyümek, sürmek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Binaya kat eklemek. Görünür veya belli bir durumda bulunmak. Verilmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Unutmak. Büyük abdest bozmak. Yayılmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek.

 

Nokta : Sınır, derece, radde. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Çok küçük boyutlarda işaret, benek. Hiçbir boyutu olmayan işaret. Orta nokta. Nöbetçi bulunan yer. Nöbetçi, gözcü, bekçi. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.). Konu, konu ile ilgili önemli bölüm. Yer.

Yarış : Yarışma, rekabet. Yarışma.

Başlama : Başlamak işi.

Diğer dillerde Çıkış yeri anlamı nedir?

İngilizce'de Çıkış yeri ne demek? : n. outfall

Fransızca'da Çıkış yeri : issue [la], naissance [la]

Almanca'da Çıkış yeri : n. Startplatz