Çırpık nedir, Çırpık ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Hileci.

Eline geçeni alıp götüren kimse: Aşanın gizinin eli pek çırpık.

Adaletsiz, kötü ruhlu kişi.

Badana.

Çapak.

Bez parçası.

Eğri.

Çırpık anlamı, kısaca tanımı

Çırpı : Dal, budak kırpıntısı. Çok zayıf. Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakarak duvara veya yere çizilen çizgi

Adaletsiz : Adalete aykırı düşen (şey). Adaleti olmayan (kimse).

Eli pek : Eli ağır, parasına sıkı.

Hileci : Hile yapan, hile karıştıran, hilebaz, hilekâr, dolmacı.

Geçeni : . . . den sonra anlamında kullanılır.

Adalet : Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

Badana : Duvarları boyamak için kullanılan sulandırılmış kireç veya boya.

Adale : Kas.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Badan : Kale, sur.

 

Götür : Gider.

Ruhlu : Görünüşü veya ruhsal durumu herhangi bir nitelikte olan. Canlı, etkili.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Çapak : Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı. Metal veya toprak eşya kenarlarında bulunan pürüz. Madenler dövülürken sıçrayan ince, ufak parça. Sazan familyasından, vücudu yandan basık, 50 santimetre uzunluğunda, 4-5 kilogram ağırlığında, sarı pullu, eti tatsız, kılçıklı bir tatlı su balığı (Abramis brama).

Geçen : Bir önceki (hafta, ay, yaz, kış vb.).

Parç : Şişman adam. Topraktan yapılmış yoğurt kabı. Emzikli testi, topraktan yapılmış ibrik. Bakır su tası. Bakır su tası, maşrapa. Su tası. Bakır su bardağı. (Başkışla Karaman Konya).

Çapa : Tarlalarda toprağı işlemek için kullanılan ağaç veya demir saplı kazı aracı. Çapalama işi.

Geçe : Herhangi bir saat başını geçerek, geçerken. Karşılıklı iki yandan her biri, yaka. Taraf, yön. Eski türkçe keç-e: Karşı taraf; öte (Erzincan Merkez). Taraf. Taraf, yan.

Bada : Beceriksiz, iş bilmez, tertipsiz, şaşkın. Savrulmak üzere yığılmış ekin, tınaz. Bardak.

Diğer dillerde Çırparak zıplama anlamı nedir?

İngilizce'de Çırparak zıplama ne demek ? : entrechat