Çatı kaplayıcı nedir, Çatı kaplayıcı ne demek

  • İskele kurup ahşap çatı kaplamasını yapan, duvarları keçe veya özel kâğıtlar ile kaplayan usta

Çatı kaplayıcı anlamı, tanımı:

Çatı : Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik. Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer. Barınılan, sığınılan yer. Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu. İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu. Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü. Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi. Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı. Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü.

İskele : Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı. Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven. Geminin sol yanı. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba. Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı.

 

Ahşap : Ağaçtan, tahtadan yapılmış. Ağaçtan, tahtadan yapılmış nesne.

Kaplama : Bir şeyin dışına süsleme veya koruma amacıyla geçirilen başka maddeden kat. Kalınlığı 5 milimetreden az, ince ağaç levha. Kaplamak işi. Üstü herhangi bir başka maddeyle kaplanmış olan.

Duvar : Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel. Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer.

Keçe : Bu kumaştan yapılan. Yapağı veya keçi kılının dokunmadan yalnızca dövülmesiyle elde edilen kaba kumaş. Yere serilen halı, kilim vb. yünlü döşemelik.

Usta : Osmanlı Devleti'nde saraydaki cariye ve hizmetlilerin kıdemlisi. Eli uz, işinin eri, becerikli, mahir. Zanaatçılar için unvan. Akıl veren veya öğreten kimse. Bir zanaatı gereği gibi öğrenmiş olan ve kendi başına yapabilen kimse. Zanaat öğreticisi.