Çekirdek kılıfı nedir, Çekirdek kılıfı ne demek

Çekirdek kılıfı; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Çekirdeği çevreleyen, biri sitoplâzmaya diğeri nükleoplâzmaya bakan, yer yer porlarla delinmiş, sitoplâzmaya bakan yüzeyinde ribozomlar bulunan, çift zardan oluşmuş yapı.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Çekirdeği çevreleyen sitoplazma ve çekirdek öz suyuna bakan çift zardan oluşmuş yapı. Kaba endoplazmik retikulumla devamlılık durumundadır.

Çekirdek kılıfı tanımı, anlamı

Kılı : Ufak tefek, çelimsiz. Dana. Şakacı, güldürücü kişi. Çocuk oyununda bir süre için oyundan ayrılanın yerine koyduğu iz, bel

Çeki : Tartı. Odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan, 225,978 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Kadınların başlarına bağladıkları örtü. Üzüntü, sıkıntı.

Çekirdek : Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum. Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu. Ağaçlarda soyulmayan bölüm. Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik. Atom çekirdeği. Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü. Bir şeyin temelini oluşturan.

Kılıf : Bir şeyi korumak için kendi biçimine göre, çoğunlukla yumuşak bir nesneden yapılmış özel kap. Yolsuz bir işe bulunan sudan gerekçe.

 

Endoplazmik retikulum : Ökaryotik hücrelerin sitoplazması içinde kompleks, üç boyutlu yapıya sahip zar kanallarının labirentli bir yapı oluşturmasıyla zardan başlayarak çekirdeğe doğru uzanan çift zardan oluşmuş, salgı proteinlerinin, zar proteinlerinin ve lipitlerin sentezlenmesi ve taşınmasıyla görevli olan zarlarının stoplazmaya dönük yüzünün ribozomlarla kaplı veya ribozomsuz olmak üzere iki tipi bulunan hücre içi zar sistemi. (Yun, endon: içinde; plasma: şekil) Ökaryot hücrelerde çekirdeğin dış zarı ile devamlı olan ve içinde devamlı bir aralık, lümen bulunan iç zar sistemi. Salgı proteinlerinin, zar proteinlerinin ve lipitlerin sentezlenmesi ve taşınması ile görevli olan, zarlarının sitoplâzmaya dönük yüzünün ribozomlarla kaplı (granüllü endoplâzmik retikulum, gER, RER) ya da ribozomsuz (granülsüz, agranüler, düz endoplâzmik retikulum, aER, dER, SER) olmak üzere iki tipi bulunan hücre içi zar sistemi.

Nükleoplazma : Çekirdek palzması. Çekirdek sıvısı. [Bakınız: çekirdek plâzması].

Sitoplazma : Çekirdek dışta kalmak üzere protoplazma yığını.

Devamlılık : Devamlı olma durumu, süreklilik.

Retikulum : [Bakınız: börkenek]. Börkenek.

Yer yer : Zaman zaman. Birçok yerde.

Devamlı : Sürekli, bitmeyen, kesintiye uğramayan. Okuluna düzenli bir biçimde devam eden. Sürekli, bitmeyen, kesintiye uğramayan bir biçimde.

Ribozom : Bütün ökaryot hücrelerde çok sayıda hem serbest olarak sitoplâzmada, hem de endoplâzmik retikuluma bağlı olarak, ayrıca ökaryot hücre sitoplâzmasınınkinden daha küçük hâlde mitokondri ve kloroplâstların matriksinde bulunan, prokaryot hücrelerde ise sitoplâzmada bulunan, elçi RNA'nın tercüme edilerek proteinin sentezlendiği, sitoplâzmanın bir bölgesinde yoğun olarak bulunarak polizom veya poliribozom denilen grupları meydana getiren, E.coli'de 50 S ve 30 S, ökaryotlarda 60 S ve 40 S çökme kat sayısına sahip biri büyük, biri küçük iki alt birimden yapılmış, küçük alt birimleri ile elçi RNA'ya, büyük alt birimleri ile de endoplâzmik retikuluma bağlanan, RNA ve proteinden yapılmış, E.coli'de 52, ökaryotlarda yaklaşık 80 kadar çeşit protein kapsayan hücre organeli. Hücre sitoplazmasında aminoasitlerden protein sentezinin gerçekleştiği, RNA ve protein kompleksinden oluşmuş ultramikroskobik organellerden her biri. Hücrede mRNA’ nın mesajına göre protein sentezlemektensorumlu, ribozomal RNA ve proteinlerden meydana gelen, büyük ve küçük iki alt birimden oluşan, sitoplazma ve endoplazmik retikuluma bağlı olarak bulanan hücre içi organellerden biri.

 

Diğeri : Ötekisi, başkası.

Bakan : Hükûmet işlerinden birini yönetmek için, genellikle milletvekilleri arasından, başbakan tarafından seçilerek cumhurbaşkanınca onaylandıktan sonra işbaşına getirilen yetkili, vekil, icra vekili, nazır.

Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz (II).

Öz su : Bitki ve hayvan dokularında bulunan sıvı, usare. Salgı ile oluşan ve içinde enzimler bulunan organik sıvı.

Devam : Sürme, sürüp gitme, kesilmeme, bitmeme. Ek, parça. Bir yere belli bir amaçla, gereken zamanlarda gitme. "Kesme, sürdür" anlamında kullanılan bir söz.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.

Diğer dillerde Çekirdek kılıfı anlamı nedir?

İngilizce'de Çekirdek kılıfı ne demek ? : nuclear envelope