Çengel çeneliler nedir, Çengel çeneliler ne demek

Çengel çeneliler; bir hayvan bilimi terimidir.

  • Çeneleri gaga biçiminde uzamış ve tam kemikleşmemiş balıklar takımı, yapışık çeneliler

Çengel çeneliler tanımı, anlamı:

Çeneli : Çenesi olan. Çenebaz.

Çene : Köşe. Baş bodoslamasının omurga ile birleştiği yer, çarık. Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad. Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri. Çok konuşma huyu, gevezelik.

Gaga : Genellikle kuşlarda ağzın bir uzantısı durumunda olan, biçim ve büyüklüğü değişik, boynuz yapısında, katı ve çıkıntılı organ. Ağız.

Biçim : Yakışık alan şekil, uygun şekil. Biçme işi. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Tarz. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Herhangi bir şeyin benzeri.

Kemik : İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı. Bu sert organdan yapılmış.

 

Balık : Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı. Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı.

Takım : Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Sigara ağızlığı. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Takım elbise. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri.

Yapışık : Dokunan, değen. Sürekli bir arada bulunan. Fizyolojik yönden birbirlerine bağlı olarak doğan. Bir yere yapışmış olan.