Çiftelemek nedir, Çiftelemek ne demek

  • Hayvan arka ayaklarıyla tepmek, çifte vurmak
  • Gemi havanın sertleşmesi üzerine ikinci demirini de atmak.

Çiftelemek tanımı, anlamı:

Çifte : Çift kürekli (sandal, kayık). İkisi bir arada bulunan veya ikili. İki namlulu av tüfeği. At, eşek ve katırın arka ayaklarıyla vuruşu, tekme.

Çift : Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş. Küçük maşa veya cımbız. Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan. Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler).

Hayvan : At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık.

Ayak : Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bacak. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Halk edebiyatında uyak. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Göl ayağı. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Basamak. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi.

 

Tepmek : Hayvan, ayağıyla vurmak. Üzerine basarak sıkıştırmak. Yeniden ortaya çıkmak, tazelenmek, depreşmek. Silah ateşlendiğinde arkaya baskı yapmak. Çokça yürümek. Değerini anlamamak veya kestirememek, geri çevirmek.

Vurmak : Dokunmak, hasta etmek. Kadeh tokuşturmak. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Olduğundan başka biçimde görünmek. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Sürmek. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. İçki içmek. Duyulmak, hissedilmek. Tavla oyununda pulu kırmak. Takmak, koymak, bağlamak. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Olumsuz yönde etkilemek. Hızla değmek, çarpmak. Hızla çarpmak. Uygulamak, basmak, koymak. Manevi olarak yaralamak. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Çıkmak. Amaçladığı şeye rast getirmek. Bağlama, ilişkilendirmek. Çarpma işlemini yapmak. Silahla yaralamak, öldürmek. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Desteklemek, dayamak. Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak.

Gemi : Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.

Havan : Tütün kıyma makinesi. Havan topu. İçinde bir şey dövüp ufalamaya yarayan, tahta, taş, maden veya plastikten yapılmış olan kap.

Sertleşme : Sertleşmek işi. İçindeki damarlara kan dolması ile birlikte erkeklik organının sert ve dik duruma gelmesi, ereksiyon.

Diğer dillerde Çiftelemek anlamı nedir?

İngilizce'de Çiftelemek ne demek? : to kick

Almanca'da Çiftelemek : ausschlagen