Öndüç nedir, Öndüç ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ödünç.

Başta yürüyen.

Haberci, muştucu.

Öndüç anlamı, kısaca tanımı

Haberci : Haber getiren kimse, ulak. Karakulak. Bir durumun, bir olayın belirtisi. Muhbir, ihbar eden kimse. Bir haberi usulünce hazırlayan ve yayın organlarında yayımlayan kimse

Muştucu : Muştu getiren, savacı, müjdeci.

Haber : Bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi, salık. İletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi. Yüklem. Bilgi.

Başta : İlk olarak. Özellikle.

Ödünç : İleride geri verilmek veya alınmak şartıyla alınan veya verilen (şey).

Muştu : Sevindiren haber, sava, müjde, erim, beşaret.

Yürü : “devam et, git” anlamında kullanılan bir söz. [Bakınız: yürüyş]. Haydi.

Habe : Boş. Mide. Heybe. Kırmızı renkli, iki gözlü, omuza atılarak kullanılan yün torba, heybe. (Argo) Karagöz ustalarının ekmek için kullandıkları sözcük. Karagöz ustalarının "ekmek" e verdikleri ad.

Ödün : Uzlaşmaya varabilmek için hak, istek veya savlarının bir bölümünden, karşı taraf yararına vazgeçme, ödünleme, ivaz, taviz. Bir ülkenin yaptığı anlaşma ile, başka ülke ya da ülkelerin mallarına uygulanacak bildirmelik yönünden tanıdığı ayrıcalık.

Diğer dillerde Öndövmeç anlamı nedir?

İngilizce'de Öndövmeç ne demek ? : cogging press