Örnekçe nedir, Örnekçe ne demek

Örnekçe; Fizik, Yöntem Bilimi alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Fiziksel anlamı:

Bir bölümün özdeş görünümlü bir parçası, bir birimi olan bir işleme, bir şekil ya da resim.

Teknik terim anlamı:

Bir olaylar ya da kavramlar kümesini ortak ve ayırıcı özellikleriyle dile getiren kalıp.

Örnekçe kısaca anlamı, tanımı

Örnek : Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model. En iyi biçimde olan. Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil. Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma. İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune. Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılmış olan davranış, misal

Geliştirme örnekçeleri : Değişkenler arasında gözlenen bir ilişkinin sınama etkeni ya da etkenleri karşısında yinelenmemesi durumunda aldığı değişik biçimler.

Olumsallık örnekçesi : İki değişken arasında gözlenmiş bir bağıntının bir üçüncü etken-karşısında sınanıp ortadan kalkmamakla birlikte sınama etkeninin seçeneklerine göre anlamlı değişmeler gösterdiğinde, sınama etkeninin araya giren bir değişken olması durumunda, ilk bağıntının hangi koşullarda gerçekleşeceğini belirtmeye yarayan çözümleme işlemi, bk. geliştirme, geliştirme örnekçeleri.

 

Örnekçeleme : Bir olgu ya da bir süreci ayırıcı özelliklerine dayanarak soyut bir kalıp içinde biçimlendirme.

Örnekçeli yordam : Çevrebilim de başvurulan ve bir topluluk kesimini ötekinden ayıran ölçülebilir alansal ayrıtları ya da kalıpları betimleme yordamı.

Toplumsal örnekçe : Toplumsal olayların bireysel görünüşlerinden yalıtılmış ayırıcı özelliklerine göre oluşturdukları genel biçim.

Toz örnekçesi : Buzsul olmayan ya da ince toz durumuna getirilen buzsul özdeklerin verdikleri kırınım örneği.

Yorumlama örnekçesi : İki değişken arasında gözlenmiş bir bağıntı üçüncü bir etken karşısında sınanıp aldatıcı çıktığında, bu etkenin araya giren bir değişken olması durumunda, söz konusu bağıntının hangi etken aracılığıyla kurulduğunu söyleyerek yorumda bulunmaya elveren ve yeni bir bilgi kazandıran çözümleme işlemi, bk. geliştirme, geliştirme örnekçeleri.

Ayırıcı özellikler : Halkta ayırıcı bir izlenim uyandıran ve bu yüzden marka olabilen çizgiler.

Ayırıcı özellik : Bir nesne, durum ya da bireyi ötekilerden ayıran örnekçeli özellik. Bir yapıtı öbür yapıtlardan ayıran ve ona özgülük veren durum, biçim ya da ses.

Bir parça : Biraz, azıcık, çok az. Kısa bir süre.

Görünümlü : Görünümü olan.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Ayırıcı : Ayırma özelliği veya gücü olan. Yüksüz elektrik devrelerini açıp kapayan araç.

 

Görünüm : Bir şeyin dıştan bakıldığında görünen biçimi, görünme durumu, görünüş, manzara, zevahir, vizyon.

Bir bir : Hepyek. Olduğu gibi, tam tamına, eksiksiz olarak. Ayrı ayrı. Birer birer.

Kavram : Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, mefhum, fehva, konsept, nosyon. Karın zarı, periton. Nesnelerin veya olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım, mefhum, konsept, nosyon. Tutam, avuç dolusu.

İşleme : İşlemek işi. Şiş, tığ, iğne ve benzerleri araçlarla elde yapılan, örgü, nakış, oya gibi işlerin genel adı, el işi. İnce ve süslü işlenmiş. Herhangi bir konuyu ele alarak inceleme. Bir filmdeki gizli görüntüyü ortaya çıkarmak için gümüş bromürlü tabakanın laboratuvarda çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilmesi. Saat. hukuki tagyir. Mekanik işlemenin öteki adı. Bir filmdeki gizli görüntüyü ortaya çıkarmak amacıyla, duyarkatın işlemelikte çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilmesi. Nicelenmiş verileri elle, işleteçler ya da elektrikli araçlarla işlemden geçirerek sayımsal çözümlemeleriyle birlikte çizelgeleme.

Kavra : Büyük eğe.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Diğer dillerde Örnekçe anlamı nedir?

İngilizce'de Örnekçe ne demek ? : pattern, type