Örnekçeleme nedir, Örnekçeleme ne demek

Örnekçeleme; Yöntem Bilimi alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Bir olgu ya da bir süreci ayırıcı özelliklerine dayanarak soyut bir kalıp içinde biçimlendirme.

Örnekçeleme anlamı, tanımı

Örnekçe : Bir bölümün özdeş görünümlü bir parçası, bir birimi olan bir işleme, bir şekil ya da resim. Bir olaylar ya da kavramlar kümesini ortak ve ayırıcı özellikleriyle dile getiren kalıp

Örnek : Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model. En iyi biçimde olan. Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil. Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma. İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune. Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılmış olan davranış, misal.

Ayırıcı özellikler : Halkta ayırıcı bir izlenim uyandıran ve bu yüzden marka olabilen çizgiler.

Ayırıcı özellik : Bir nesne, durum ya da bireyi ötekilerden ayıran örnekçeli özellik. Bir yapıtı öbür yapıtlardan ayıran ve ona özgülük veren durum, biçim ya da ses.

Biçimlendirme : Biçimlendirmek işi, şekillendirme.

Bir süre : Kısa bir müddet, bir müddet. Belirsiz bir müddet, bir müddet.

 

Ayırıcı : Ayırma özelliği veya gücü olan. Yüksüz elektrik devrelerini açıp kapayan araç.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Dayana : Yenge.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Soyut : Varlığı duyularla algılanamayan, mücerret, somut karşıtı, abstre. Anlaşılması, kavranılması güç.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Kalıp : Bir şeye biçim vermeye veya eski biçimini korumaya yarayan araç. Gösterişli görünüş. Biçim, durum. Biçki modeli, patron. Yenilikten uzak, özgün olmayan. Genellikle küp biçiminde yapılan.

Kalı : Halı.

Daya : Çocuğa bakan dadı, sütnine, taya.

Biçi : Erkek çocuk.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Süre : Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet. Gelin giysisi yapılan bir çeşit kumaş : Sürenin arşınını iki kaymeye aldım. 1.Yüreklilik, yiğitlik. 2.Dayanıklılık : Şu adamın süresi yok. Arapça kökenli sûre: sure. Bir sesin çıkarılmasına verilen zaman. müddet. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. Bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. [Bakınız: gösterim süresi]. [Bakınız: yayın süresi].

 

Olgu : Birtakım olayların dayandığı sebep veya bu sebeplerin yol açtığı sonuç, vakıa. Edebî eserlerde olayı geliştiren davranış, iş. Varlığı deneyle kanıtlanmış şey.

Diğer dillerde Örnekçeleme anlamı nedir?

İngilizce'de Örnekçeleme ne demek ? : typology