Üçüncü durumun olamazlığı ilkesi nedir, Üçüncü durumun olamazlığı ilkesi ne demek

Üçüncü durumun olamazlığı ilkesi; Yöntem Bilimi alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

Geleneksel mantığın üç temel ilkesinden biri: Buna göre, bir önerme ya doğrudur ya yanlıştır. Üçüncü bir durumun olanağı yoktur. Hem doğru hem yanlış, ya doğru ya yanlış olamaz.

Üçüncü durumun olamazlığı ilkesi kısaca anlamı, tanımı

Olam : Daha çok : Ben sus dedikçe olam bağırıyordu

Üçün : İçin.

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

İlke : Temel düşünce, temel inanç, umde, prensip. Davranış kuralı. Her türlü tartışmanın dışında sayılan öncül, mebde, umde, prensip. Öge, unsur. Temel bilgi.

Olamaz : Olmasını önleyecek derecede güçlü engelleri bulunan, olanaksız, gayrimümkün. Hayret, şaşırma bildirmek için kullanılan bir söz.

Üçüncü : Üç sayısının sıra sıfatı, sırada ikinciden sonra gelen.

Geleneksel : Geleneğe dayanan, gelenekle ilgili olan, ananevi, tradisyonel.

 

Gelenek : Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon.

Önerme : Önermek işi. Kabul edilmesi için öne sürülen düşünce, teklif. Bir savı öne süren veya bir durumu dile getiren cümle, belli bir yorumda belli bir doğruluk değeri kazanan düzgün deyim, kaziye.

Yanlış : Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymama durumu, yanılgı, hata. Biçimsel düşünme yasalarına uymayan, düşünülen şeyle uyuşmayan. Hatalı bir biçimde. Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymayan, aykırı olan, hatalı.

Yoktur : Olmaz.

Temel : Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz.

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Yanlı : Yandaş.

Doğru : Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.

Mantı : İçine kıyma konularak küçük bohçalar biçiminde dürülen hamur parçaları. Bu hamur parçalarıyla hazırlanan yemek.

Diğer dillerde Üçüncü durumun olamazlığı ilkesi anlamı nedir?

İngilizce'de Üçüncü durumun olamazlığı ilkesi ne demek ? : principle of excluded middle