Ice box türkçesi Ice box nedir

Ice box ile ilgili cümleler

English: I saw a number of people around the police box.
Turkish: Polis kulübesinin etrafında çok sayıda insan gördüm.

English: Ask at the police box over there.
Turkish: Oradaki polis kulübesinde sorun.

Ice box ingilizcede ne demek, Ice box nerede nasıl kullanılır?

Ice : Dondurma. Üzerine krema sürmek. Buza koymak. Buzla kaplamak. Pırlanta. Pasta kaplama şekerlemesi. Suyun katı biçimi. Buzda soğutmak. Buz. Donmak.

Box : Sırıkla atlamada, yarışçıların sıçrayıp havalanmak için sırıklarını sapladıkları maden ya da tahtadan yapılmış yamuk kutu. Saplama kutusu. Sinemalarda salonun dip bölümünde sıralanan, bazen yanlara doğru da uzanan, birbirinden ince bölmelerle ayrılmış beş altı kişilik özel izleyici yerleri. Kutu. Özel bölme. Kasa. Orta çağda oyun yeri (bk. simultane) tiyatroda özel seyir yeri. barok çağda italya'da ilk kez olarak kullanıldı. Atletizm, bilgisayar, jimnastik, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. 1.50 m. uzunluk, 1.10 m. yükseklik ve 0.50 m. genişliğinde, alttan başlayarak 30, 25, 20,15, 10 cm. yükseklikteki beş parçasıyla yüksekliği ayarlanabilen bir atlama aracı. Tiyatrolarda dört beş kişilik özel bölmeli seyir yeri.

 

Ice accretion : Buzlanma. Buz toplanması.

Ice age : Buzul devri. Buz çağı. Buz devri. Buzul dönemi. Buzul çağı. Yerin bugünkünden daha büyük bölgelerinin, buzullarla örtülü bulunduğu yerbilim çağı.

Ice anchor : Buz ankrajı.

Ice ax : Buz baltası.

Ice axe : Buz baltası. Dağcı buz baltası.

İngilizce Ice box Türkçe anlamı, Ice box eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ice box ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cooling : İntizar. Soğutma dili. Kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gösterim sırasında göstericide ışıtacın verdiği sıcaklığı azaltma. Soğutan. Serinletici. Soğutma. Bekleyiş. Motor parçalarının kızmasını önlemek için, yanma sonucu bu parçalara gelen sıcaklığı başka bir ortama aktarma işlemi.

Freezers : Buzluk. Derin dondurucu. Buzdolabı.

Deep freezer : Derin dondurucu.

Heat sink : Soğutucu bloğu. Isı alıcı. Isı giderici. Isı emen. Isı havuzu. Isı azaltıcı. Isı dağıtma tertibatı. Elektronik bileşimlere bağlı olan ve aşırı ısınmayı önleyen metal obje.

Frosty : Kırağılı. İçten olmayan. Ağarmış. Soğuk. Buzlu. Mesafeli. Kır. Donmuş. Buz tutmuş.

Freezer : Dipfriz. Derin dondurucu. Buzdolabının içindeki buzluk. Buzdolabı. Dondurucu cihaz. Dondurma makinesi. Buzluk.

Cryogen : Kriyojen. Soğutucu kimyasal madde. Soğutucu madde. Dondurucu kimyasal madde.

Coolers : Kodes. Hapishane. Soğuk içecek.

Iceboxes : Buzdolabı. Buzluk. Buzhane. Buz dolabı. Buz makinesi. Buzdolabı (amerikan ingilizcesi). Buzluk (ingiliz ingilizcesi). Buz kalıbı. Soğutucu (amerikan ingilizcesi).

Frigorific : Frigorifik. Soğutmalı. Soğukluk üreten.

Ice box synonyms : freezing, condensing, heatsink, icebox, frostiest, heat exchanger, coolant, cryo, chillers, chiller, cooler, frostier, chilling, cryogenic, as cold as ice, cryogens.