Ictus türkçesi Ictus nedir
Ictus ingilizcede ne demek, Ictus nerede nasıl kullanılır?
Ictuses : Darbe (medikal tıp terimi). Darbe tıp. İktus. Ritim veya vezin vurgusu. Nöbet. Vurgulu hece. Vurgu. Kriz.
Benedictus : Mezmur. Sanctus' un ikinci ve messe' nin dördüncü bölümü.
Rictus : Riktüs. Sabit ve anlamsız bir sırıtış. Ağız açıklığı. Gaga açıklığı. Agız açıklığı. Riktus.
Rictuses : Sabit ve anlamsız bir sırıtış. Agız açıklığı. Riktus. Gaga açıklığı. Riktüs.
Victus : Besin. Gıda.
Button for horizontal picture hold : Satır eşleme ayarını sağlayan düğme. Satır eşleme düğmesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Be a picture of health : Turp gibi olmak.
Active lines per picture : Etkin satır sayısı. Alan boşluğunda yer alan ve resim bilgisi taşımayan satırlar çıktıktan sonra kalan satır sayısı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Be out of the picture : Olup bitenden habersiz olmak. Konunun dışında olmak.
B picture : İkinci film. İkili izlencedeki iki filmden önemsiz olanı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
İngilizce Ictus Türkçe anlamı, Ictus eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ictus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Accented syllable : Vurgulanmış olan kelime.
Stressed syllable : Vurgulu seslem. Kelimelerde vurguyu üzerinde bulunduran hece: okumuşıluk gitme!, yazma, kapıya gelmeyiniz, pekala! eyvah! vb.
Convulsion : Ispazmoz. Kıvranma. Konvülziyon. Çırpınmak. Karışıklık. İskelet kaslarının istem dışı, ani, şiddetli veya seri olarak kasılması. Kasılma. Çırpınma. Katılma. İhtilaç.
Police : İnzibat. Polislerle güvenliği sağlamak. Denetlemek. Kolluk. Yönetmek. Kontrol etmek. Polis örgütü. Emniyet. Güvenliği sağlama.
Acme : Zirve. Doruk. En yüksek nokta. Buhran. Gdb. Akme. Hastalık krizi.
Craving : İhtiras. Tutku. İsteme. Arzu. Şiddetli arzu. Özlem. Doymak bilmez iştah. Tul-u emel. Hasret.
Emphases : Üzerinde durma. Bir şeye verilen önem. Verilen önem. Şiddet. Üzerinde durulan nokta. Kuvvet. Ehemmiyet. Önem. Vurgulama.
Decompression sickness : Gaz kabarcığı hastalığı. Dalgıcın bedeninde basıncın hızla düşmesi sonucu oluşan fiziksel durum. Vurgun yeme. Dekompresyon hastalığı. Basınç hastalığı. Düşük basınç hastalıgı. Vurgun. Dalgıç hastalığı.
Sentries : Nöbetçi asker. Karakol. Muhafız. Bekçi. Nöbetçi er. Nöbetçi.
Sentry : Nöbetçi asker. Bekçi. Nöbetçi er. Hükümetçe silahlı olarak dolaştırılan türlü güvenlik kuvvetleri. güvenlik kuvvetlerinin yerleşmiş bulundukları konut. Nöbetçi. Muhafız. Karakol.
Ictus synonyms : raptus, absence seizure, raptus hemorrhagicus, focal seizure, crises, absence, acmes, innings, attack, emergency, guard, stress, seizure, crisis, ictuses, inning, fits, paroxysm, accent, dunkirk, stressed, invasion, paroxysms, accentuation, emphasis, word accent, bout, invasions, conjuncture, polices, bouts, conjunctures.
Ictus ingilizce tanımı, definition of Ictus
Ictus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The stress of voice laid upon accented syllable of a word. Cf. Arsis.

Bu kısımda Ictus kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ictus ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ictus anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ictus ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.