Ill being türkçesi Ill being nedir
Ill being ile ilgili cümleler
English: It's still being tested.
Turkish: O hala test ediliyor.
English: Ali is still being questioned by the police.
Turkish: Ali hâlâ polis tarafından sorgulanıyor.
English: Ali is still being held captive.
Turkish: Ali hâlâ esir tutuluyor.
English: At that time, my house was still being built.
Turkish: O zaman, evim hala inşa ediliyordu.
English: The game is still being played.
Turkish: Oyun hâlâ oynanıyor.
Ill being ingilizcede ne demek, Ill being nerede nasıl kullanılır?
Ill : Güçlükle. Kötü biçimde. Rahatsız bir şekilde. Anca. Fenalık. İllet. Garaz. Ucu ucuna. Hasta. Sorun.
Being : Bilinçten bağımsız olarak var olan nesnel dünya ya da özdek. Vücut. İnsan. Yaratık. Tanrı. Olma. Oluş. Mahluk. Yaradılış.
Ill adapted : Uygun olmayan. Uymayan.
Ill advised : Akılsız. İhtiyatsız. Mantıksız. Düşüncesiz. Tedbirsiz.
Ill affected : Karşı çıkan. Kötü niyetli. Kötü huylu.
Ill assorted : Uyumsuz. Yakışmayan.
Ill assorted couple : Birbirine uymayan çift. Yakışmayan çift. Uyumsuz çift.
İngilizce Ill being Türkçe anlamı, Ill being eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ill being ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Affection : Alaka. Şefkat. Düşkünlük. Sevgi. Eğilim. Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu. Muhabbet. Duygulanım. Duygusal yakınlık. Yakınlık.
Fetish : Tapıncak. Dikkat. Doğaüstü bir güç ve etkisi olduğuna inanılan doğal ya da yapay, cansız ya da canlı bir nesne. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Saplantı. Fetiş. Marksist yaklaşımda tapılan nesne. Aşırı ilgi. Geçici olarak ruhsal varlıklara barınaklık yaptıklarında doğaüstü bir güce erişilerek bulundukları yerlerle taşıyanlara kendi güçlerini katan, ruhların ayrılmasıyla güçlerini yitiren doğal ya da yapay nesnelerden her biri. bk. cancılık, tapıncakçılık. krş. büyü, din, muska.
Disorder : Bozmak. Patırtı. Düzensizlik. Karışıklık. Nizamsızlık. Kargaşa. Rahatsızlık. Düzenini bozmak. Sağlığını bozmak.
Distempers : Gerginlik. Badana boyası ile boyamak. Bulaşıcı bir köpek hastalığı. Tutkallı boya ile boyamak. Rahatsızlık. Aksilik. Kireç boya sürmek. Badanalamak. Rahatsız etmek.
Infelicities : Hoşnutsuzluk. Yersizlik. Geçmezlik. Nahoşluk (söz vb). Talihsizlik. Nahoş olma durumu.
Dumps : Keder. Kuruntu. Depresyon. Üzücü durum. Neşesizlik. Hüzün. Üzüntü. Gam. Neşesizlik (gayriresmi).
Diseases : İllet. Rahatsızlık. Hastalıklar.
Ominousness : Tehdit. Uğursuzluk. Nuhuset veya belirtisi olan şey. Meşumluk. Kötü bir şeyin habercisi.
Addictions : İllet. Tutku. Alışma. Alışkanlık. Tiryakilik. Düşkünlük. Bağımlılık.
Joylessness : Umutsuzluk. İç kapayıcı. Kederlilik. Kasvet. Üzüntü. Neşesizlik. Keyifsizlik.
Ill being synonyms : ill, misery, ails, heavyheartedness, miseries, ailments, heartsickness, broodiness, distemper, unblessedness, complaint, woefulness, miserableness, addiction, blueness, dejectedness, unhappiness, disease, distempered, infelicity, bad blood.

Bu kısımda Ill being kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ill being ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ill being anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ill being ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.