Imminence türkçesi Imminence nedir

  • Yakınlık.
  • Olmak üzere oluş.
  • Yakınlaşma.
  • Yakın olma.
  • Yaklaşma.
  • Yaklaşan tehlike.
  • Zuhur ve vukuu yakın olma.

Imminence ingilizcede ne demek, Imminence nerede nasıl kullanılır?

Imminent : An meselesi. Pek yakın. Yakında olmasından korkulan. Olması muhtemel. Olması yakın ve muhakkak. Yakında olacak. Olması yakın. Yakın. Eli kulağında.

Imminent breakthrough : Eli kulağında atılım. Her an olması beklenen yenilik.

Imminently : Çok yakın gelecekte. Eli kulağında bir şekilde. Yakında. Çok yakında.

Immingle : Harmanlamak.

Aileron trimming : Kanatçık ince ayarı.

Nail trimming : Tırnak kesme. Tırnak uçlarını kesme.

Laser trimming : Lazerle budama.

Bedimming : Karartmak. Belirsizleştirmek. Donuklaştırmak.

Brimming with : -le dolu. İle dolu.

Freestyle swimming : Serbest yüzme.

İngilizce Imminence Türkçe anlamı, Imminence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Imminence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Came up : Belirme. İleri fırlama. Ortaya çıkma. Gözükme. Yanaşma. Yükselme. Görünme.

Draw nearer : Yakınına gelme. Yanına yaklaşma.

Contiguousness : Civar. Sınırlar paylaşma. Sıklık. Bitişiklik.

Nearing : Çevre. Yaklaşan. Merdiven dayamış.

Approximations : Tahmin. Tahminler.

 

Convergences : Çakışma. Yöndeşme. Kavuşma. Bir noktada birleşme. Yakınsaklık. Kümelenme. Yaklaşım. Yakınsama.

Coming up : Görünme. Belirme. İleri fırlama. Yükselme. Gözükme. Yanaşma. Ortaya çıkma.

Convergence : Yakınsaklık. Tutum ya da kanıların birbirine yaklaşması, bk. ıraklaşma. Kümelenme. Yakınsama. Çeşitli gruplara ait organizmalarda benzer karakterlerin gelişmesi durumu. Bir çekitte birleşme. Yakınlaşım. Tavan oturması.

Impendence : Yakın olan. Yaklaşan. Yakın olma ve yakında gerçekleşme durumu.

Chumminess : Samimiyet. Samimi arkadaşlık. Yakın arkadaşlık.

Imminence synonyms : forthcomingness, impendency, imminentness, imminency, oncoming, connexions, convergency, comings, approaching, approach, contiguities, affinity, rapprochement, closeness, affinities, adjacency, drawing near, affection, advents, familiarities, contiguity, state, coming, proximity, approached, familiarity, approximation, connexion, connection.

Imminence ingilizce tanımı, definition of Imminence

Imminence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A threatening, as of something about to happen. The imminence of any danger or distress. The condition or quality of being imminent.