Imminent türkçesi Imminent nedir
- Yakın.
- Pek yakın.
- Olması yakın.
- Eli kulağında.
- Yakında olacak.
- Yakında olmasından korkulan.
- An meselesi.
- Olması yakın ve muhakkak.
- Olması muhtemel.
Imminent ile ilgili cümleler
English: He prepared for his imminent departure.
Turkish: Yakın zamandaki gidişi için hazırlandı.
English: According to the radio, a storm is imminent in the North.
Turkish: Radyoya göre, bir fırtınanın eli kulağında.
English: Death is imminent.
Turkish: Ölüm yakındır.
English: A storm is imminent.
Turkish: Bir fırtına yakındır.
English: If not for the ozone layer, we would be in imminent danger.
Turkish: Ozon tabakası olmasaydı, tehlikede olacaktık.
Imminent ingilizcede ne demek, Imminent nerede nasıl kullanılır?
Imminent breakthrough : Her an olması beklenen yenilik. Eli kulağında atılım.
Imminently : Eli kulağında bir şekilde. Yakında. Çok yakın gelecekte. Çok yakında.
Imminence : Yaklaşma. Yaklaşan tehlike. Yakınlık. Olmak üzere oluş. Yakınlaşma. Yakın olma. Zuhur ve vukuu yakın olma.
Immingle : Harmanlamak.
Aileron trimming : Kanatçık ince ayarı.
Brimming with : -le dolu. İle dolu.
Bedimming : Karartmak. Belirsizleştirmek. Donuklaştırmak.
Nail trimming : Tırnak kesme. Tırnak uçlarını kesme.
Gymnotiform swimming : Balıklarda anal yüzgecin hareketiyle gerçekleşen yüzme şekli. Gimnotiform yüzme.
I like swimming : Yüzmeyi severim.
İngilizce Imminent Türkçe anlamı, Imminent eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Imminent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Connection : Dostluk. Akrabalık. Alaka. Dost. Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır. Bağlantı. İki borunun birbirlerine eklenme yeri. Akraba. Uyuşturucu satıcısı. Aktarmalı taşıt.
Close range : Yakın mesafede.
In the wind : Patlamak üzere. Kafası dumanlı. Ortalıkta. Havada sezilen. Olmak üzere.
On the cards : Hesapta var. Olması mümkün. Ha oldu ha olacak. Oldu olacak. Olası. Hesapta olan. Olanaklı. Olabilir. Muhtemel.
Connate : Doğuştan. Benzer. Fıtri. Bitişik. Konat. Aynı soydan gelen. Akraba. Doğuştan olan.
At hand : Elde. Yanında. Ha oldu ha olacak. El altında. Hazır. Yakında yanında. Yakında.
Around the corner : Olmak üzere. Şuracıkta. Yakında. Köşe başında. Kapıda. Çok yakın.
Close at hand : Civarında. Yakınında. Ha oldu ha olacak. Çok yaklaşan. Kapıda. Yanıbaşında.
Likely : Mantıklı. Muhtemelen. Galiba. Büyük ihtimalle. Olası. İnanılır. Önemsiz. Uygun. Muhtemel. Güzel.
Closer : Kapı kapatıcısı. Daha yakın. Cimri. Son. Satışla sonuçlandıra. Elektriğin özdenetimli olarak kesilmesini sağlayan düzen. Saklı. Mahrem. Bitişik. Ketum.
Imminent synonyms : on the verge of, close, byss, about to happen, impending, analogous, within an inch of, just around the corner, probable, close to, in the offing, adjacent, bosom, akin, connected, akin to, within an ace of, neck and neck, by, at close quarters, impendent, in the cards, that was close.
Imminent zıt anlamlı kelimeler, Imminent kelime anlamı
Distant : Irak (yer). Mesafeli. Uzaktan. Hafif. Uzakta. Samimiyetsiz. İlgisiz. Ağır. Irak. Uzak.
Imminent ingilizce tanımı, definition of Imminent
Imminent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Near at hand. Threatening to occur immediately. Impending. Said especially of misfortune or peril.

Bu kısımda Imminent kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Imminent ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Imminent anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Imminent ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.