In astonishment türkçesi In astonishment nedir

  • Büyük sürpriz içinde.
  • Hayranlık içinde.
  • Büyük şaşkınlık içinde.

In astonishment ile ilgili cümleler

English: He stared at her in astonishment.
Turkish: Ona şaşkınlıkla baktı.

English: She stared at him in astonishment.
Turkish: O şaşkınlık içinde ona baktı.

English: Ali stared at Mary in astonishment.
Turkish: Ali hayretle Mary'ye baktı.

In astonishment ingilizcede ne demek, In astonishment nerede nasıl kullanılır?

In : Halinde. İçeriye. İç. İktidardaki. Tutulan. Da. Gelmiş olan. İçinde. Mevsimi gelmiş. Olarak.

Astonishment : Şaşkınlık. Büyük şaşkınlık.

In a bad condition : Kötü durumda.

In a bad fix : Zor bir halde. Zor durumda. Sıkıntıda. Zor bir durumda.

In a bad light : Kötü bir ışıklı. Negatif bir yolla. Kötü bir ışıkta. Kötü bir yolla.

In a bad mood : Kötü bir ruh halinde. Aksiliği üzerinde. Hoş olmayan bir davranış halinde. Aksiliği üstünde. Can sıkıcı bir ruh halinde.

In a bad temper : Öfkeli. Kızgın. Burnundan soluyan. Sinirli. Kızgınca. Öfkeli olarak. Sinirli olarak. Öfkesi burnunda.

İngilizce In astonishment Türkçe anlamı, In astonishment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In astonishment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wonder stricken : Yoğun bir şekilde etkilenmiş. Hayranlık çeken. Hayranlığa uğramış. Sürprize uğramış.

Wonderstruck : Hayranlığa uğramış. Hayranlık çeken. Sürprize uğramış. Yoğun bir şekilde etkilenmiş.