In earnest türkçesi In earnest nedir

  • Ciddi olarak.
  • Şakası yok.
  • Varını yoğunu ortaya koyarak.
  • Ciddilikle.
  • Ciddi.
  • Ciddiyetle.
  • Cidden.
  • Samimi olarak.
  • Çok.
  • Ağırbaşlı.
  • Tüm olanakları seferber ederek.

In earnest ile ilgili cümleler

English: During his seven years in Japan, he studied Japanese in earnest.
Turkish: Japonya'da yedi yılı boyunca, ciddi olarak Japonca çalıştı.

English: He began to study in earnest.
Turkish: O ciddi olarak çalışmaya başladı.

English: It began to rain in earnest.
Turkish: Çok yağmur yağmaya başladı.

English: He began courting her in earnest when he found out that she had another suitor.
Turkish: Onun diğer talibinin olduğunu öğrendiğinde, ciddi olarak ona kur yapmaya başladı.

English: He took the photos in earnest.
Turkish: O ciddi olarak fotoğraf çekti.

In earnest ingilizcede ne demek, In earnest nerede nasıl kullanılır?

In : Da. Olarak. İçine. Mevsimi gelmiş. Gelmiş olan. İçeri. De. Halinde. Çok moda olan. Tutulan.

Earnest : Ön ödeme. Yanlar arasında yapılan tecim sözleşmesinin inancayla kesinleşmesi için çoğunlukla alıcısınca satıcısına yapılan ön ödeme. Hevesli. Çalışkan. Pey akçesi. Tadım. Kapora. Ağırbaşlı. İçten.

In a bad condition : Kötü durumda.

In a bad fix : Zor bir halde. Sıkıntıda. Zor bir durumda. Zor durumda.

 

In a bad light : Kötü bir ışıklı. Negatif bir yolla. Kötü bir ışıkta. Kötü bir yolla.

In a bad mood : Kötü bir ruh halinde. Aksiliği üzerinde. Can sıkıcı bir ruh halinde. Hoş olmayan bir davranış halinde. Aksiliği üstünde.

In a bad temper : Kızgınca. Sinirli. Burnundan soluyan. Sinirli olarak. Öfkeli olarak. Öfkesi burnunda. Kızgın. Öfkeli.

İngilizce In earnest Türkçe anlamı, In earnest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In earnest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fatefully : Kritik bir tarzda. Uğursuzca. Kati surette. Kader sayesinde. Çaresizce. Beklendiği şekilde. Öldürücü bir şekilde. Kaçınılmaz bir şekilde.

Austerest : Hoşgörüsüz. Sert. Haşin. Süssüz. Sade.

Devoutly : Yürekten. Dindarca. Mütedeyyin bir şekilde. Kendini adayarak. Samimice. Sofu bir biçimde. Dindar bir şekilde. Ciddi bir şekilde.

Demurest : Sözde mahcup. Vakur. Ölçülü. Mütevazı. Çekingen. Uslu.

A whale of : Çok büyük.

Man to man : Adam adama. Erkek erkeğe. Açıkça. Açık açık. Yüzyüze.

On the level : Dürüst ve gerçekçi bir biçimde. Düzlükte. Dobra dobra. Mertçe. İçten. Dürüst. Doğru yoldan. Samimi. Eline eteğine doğru.

Earnests : Teminat. Avans. İçten. Hevesli. Kapora. Tadım. Pey akçesi. Delil.

Decorous : Kibar. Münasip. Zevkli. Terbiyeli. Uygun. Yakışık alır. Usturuplu. Efendi.

In earnest synonyms : acres and acres, abundant, truly, sincerely, real, substantially, grandest, a great deal, calmest, graceful, a great number of, right, dignified, affluents, affluent, calmer, no laughing matter, for real, momentously, capital, earnest, companionably, eventful, with all my heart, demure, demurer, critical, realer, imperturbable, a good deal, seriously, calm, frankly.