In ruins türkçesi In ruins nedir

  • Harabeye dönmüş.
  • Mahvolmuş.
  • Yerle bir edilmiş.
  • Paramparça edilmiş.
  • Viran.
  • Yıkık dökük.
  • Enkaz halinde.
  • Mahvedilmiş.

In ruins ile ilgili cümleler

English: Although the government refuses to admit it, its economic policy is in ruins.
Turkish: Hükümet bunu kabul etmeyi reddetse de, ekonomi politikası harap olmuş durumda.

English: One thousand buildings lay in ruins.
Turkish: Binlerce bina harabelerde yatıyordu.

English: The city was in ruins.
Turkish: Şehir harabeye dönmüştü.

English: The castle is now in ruins.
Turkish: Kale şimdi harabe halinde.

English: The old castle lay in ruins.
Turkish: Eski kale harabeye dönmüştü.

In ruins ingilizcede ne demek, In ruins nerede nasıl kullanılır?

In : İçeri doğru yönelen. Çok moda olan. İçine. Mevsimi gelmiş. İktidardaki. İçeriye. Da. Halinde. Tutulan. İçinde.

Ruins : Kalıntılar. Kalıntı. Yıkma. Harabelik. Yıkı. Yıkıntı. Ören. Enkaz. Harabe. Yıkıntılar.

Be in ruins : Yıkık dökük bir halde olmak. Mahvedilmiş olmak.

Lay in ruins : Mahvetmek.

Lie in ruins : Mahvolmak. Harap olmak. Harabeye dönmek. (plan vb) yıkılmak.

In a bad fix : Zor durumda. Zor bir halde. Sıkıntıda. Zor bir durumda.

In a bad condition : Kötü durumda.

İngilizce In ruins Türkçe anlamı, In ruins eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak In ruins ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shattered : Bozulmuş. Zarar görmüş. Parçalara ayrılmış. Kırılmış. Enkaz haline getirilmiş. Bitkin. Paramparça olmuş. Hasar verilmiş. Yıkılmış.

Weatherworn : Hava etkisiyle bozulmuş. Havanın tesiriyle bozulmuş. Havaya maruz kalmaktan dolayı rengi veya yüzeyi bozulmuş. Hava etkisiyle aşınmış.

Eradicated : Kökünü kurutmak. Kökünden sökmek. Defedilmiş. Yokedilmiş. Kökünden halletmek. Yok etmek. Ortadan kaldırılmış. Kökünden söküp atılmış.

Weathered : Havaya maruz kalarak zarar görmüş. Havaya maruz kalmış olmasından dolayı solmuş veya rengi atmış. Bozulmuş. Hava tarafından darbe yemiş. Havaya maruz kaldığından rengi atmış. Suyun akıp gitmesi için meyilleştirilmiş (inşaatçılık). Parçalanmış. Eskimiş. Havaya maruz kalmış olması nedeniyle zarar görmüş ve eskimiş.

Ruined : Harabe olmuş. Beş paralık. Berbat olmuş. Batık. Batmış. Yıkılmış. Bozuk. Harap. Hayatı kaymış.

Tatterdemalion : Pejmurde kıyafetli.

Rattiest : Pasaklı. Asabi. Farelerin istilasına uğramış. Kılıksız. Sıçanların istilasına uğramış. Fareli. Huysuz. Rüküş. Harap. Sinirli.

Bankrupt : Müflis. İflas etmiş. Batırmak. Mahvetmek. İflas. Batmış. Borcunu ödeyememiş. İflas ettirmek.

Undone : Sökülmüş. Perişan. Çözülmüş. Yapılmamış. Bağlanmamış. Tamamlanmamış. Silmek. Açılmış. Çözük.

Rattier : Asabi. Harap. Rüküş. Sinirli. Fare gibi. Sıçanların istilasına uğramış. Pasaklı. Fareli. Huysuz.

In ruins synonyms : bedraggled, storm tossed, kaput, besmirched, devastated, destroyed, ruinous, wrack and ruin, banged up, ratty, dilapidated, damaged, lost, tumbledown, decrepit, downfallen, up the spout, fordone, tatterdemalions, gone, perished, unsound, razed, vacated, ramshackle, all up.