Inbox türkçesi Inbox nedir

  • E-posta kutusu.
  • Gelenler kutusu.
  • Gelen elektronik posta mesajlarının tutulduğu klasör.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Gelen kutusu.

Inbox ile ilgili cümleler

English: My inbox is full.
Turkish: Gelen kutum dolu.

English: Check your inbox.
Turkish: Gelen kutunu kontrol et.

English: There are no new messages in my inbox.
Turkish: Gelen kutumda yeni mesajlar yok.

English: You have an e-mail message in your inbox.
Turkish: Gelen kutusunda bir eposta mesajınız var.

Inbox ingilizcede ne demek, Inbox nerede nasıl kullanılır?

Inboard : Uçak gövdesine daha yakın. Geminin içindeki. İçeride. Gemi içinde. Gemi içindeki. İç taraf. Geminin içine. İçten.

Inboards : İç taraf. Geminin içine. İçeride. Gemi içindeki. İçten. Uçak gövdesine daha yakın.

Inborn : Doğuştan. Fıtri. Hılki. Cibilli. Yaradılıştan. Irsi. Tabiatında olan. Doğuştan gelen. Kalıtsal. Doğal.

Inbound : Limana doğru yönelmiş. Limana giren (gemi). Şehir merkezine doğru giden (otobüs vb). Gelen. Yurtiçine doğru seyahat eden. Havaalanına giren (uçak). İçeri doğru seyahat eden.

Inbound cargo : Terminal sevkiyat yükü.

Chinbone : Alt çene kemiği.

Rainbow wheel : Gökkuşağı tekerleği. Tiyatroda gökkuşağının değişken renklerini sağlayan etmen aygıtı.

Drainboard : Süzme yeri. Mutfak lavabosunun yanına konulan ve suyun lavaboya süzülmesine olanak veren metal veya plastik pano. Süzgü. Damlalık (sabit). Eviye damlalığı. Damlalık. Bulaşık damlalığı. Bulaşık süzgüsü.

 

Rainbow chaser : Hayal peşinde koşan kimse.

Inbounds : Havaalanına giren (uçak). Limana giren (gemi). Gelen. Limana doğru yönelmiş. Şehir merkezine doğru giden (otobüs vb).

İngilizce Inbox Türkçe anlamı, Inbox eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inbox ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Take out : Dışarı çıkarmak. Yerinden sökmek. Gezmeye götürmek. Dışarıya çıkarmak. Yormak. İçinden çıkarmak. Satın almak (sigorta poliçesini). Çekip almak. Çıkmak. Hariç bırakmak.

Access control entry : Erişim denetim girdisi. Erişim denetleme girişi.

Unpack : Açma. Açmak (paket vb). Açıp içinden çıkarmak. Ambalajdan çıkarmak. Boşaltmak. Ambalajından çıkarmak. Açmak. Paket çözmek. Açıp boşaltmak (bavul vb'ni). (paket vb.) açmak.

Absolute device : Mutlak aygıt. Salt aygıt.

Access control : Erişim denetimi. Erişim kontrolü. Sistemler veya dosyalara sınırlanmış erişim. Erişim denetim. Giriş kontrolü.

Acception : Benimseme. Onaylama. Kabul. Kabul edilmiş anlam.

Absolute loader : Mutlak yükleyici. Salt yükleyici.

Access mechanism : Erişim düzeneği. Erişim mekanizması.

Abort : Bir işi yarım bırakmak. Düşürtmek (dölütü). Yarımcık saklamak. Bebek düşürmek. Düşük yapmak. Baş tutmamak. İptal etmek. Lağvetmek. Başarısızlıkla bitmek.

Accent char : Vurgu karakteri.

Inbox synonyms : abbreviate, access key, abort sequence, abstract syntax tree, abnormal end, accent bar, accelerator key, ac adapter.

 

Inbox zıt anlamlı kelimeler, Inbox kelime anlamı

Box : Kasa. Sinemalarda salonun dip bölümünde sıralanan, bazen yanlara doğru da uzanan, birbirinden ince bölmelerle ayrılmış beş altı kişilik özel izleyici yerleri. Saplama kutusu. Tiyatrolarda dört beş kişilik özel bölmeli seyir yeri. Kutu. Orta çağda oyun yeri (bk. simultane) tiyatroda özel seyir yeri. barok çağda italya'da ilk kez olarak kullanıldı. Özel bölme. Atletizm, bilgisayar, jimnastik, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Sırıkla atlamada, yarışçıların sıçrayıp havalanmak için sırıklarını sapladıkları maden ya da tahtadan yapılmış yamuk kutu. Loca.

Pack : Sarmak. Koruyucu bir madde ile doldurmak. Valiz toplamak. Semer. Ambalaj. Deste (iskambil). Sırt çantası. Eşyalarını toplamak. Paket. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır.