Incarcerated türkçesi Incarcerated nedir
- Gözetim altında tutulan.
- Kapatılmış.
- Hapsedilmiş.
- Kodese konulan.
- Gözetimde tutulan.
- Hapse konulmuş.
- Hapse atılmış.
- Kodese atılmış.
- Hapsedilen.
Incarcerated ile ilgili cümleler
English: Not all criminals need to be incarcerated.
Turkish: Suç işleyen herkesin hapse atılmasına gerek yok.
Incarcerated ingilizcede ne demek, Incarcerated nerede nasıl kullanılır?
Incarcerated hernia : İnkarserayon fıtkı. Elle düzeltilemeyen, tıkanmanın biçimlendiği fıtık. fıtık deliğinden geçen iç organların, fıtık deliğinin sıkması veya organların ödem ve dolaşım bozukluğu nedeniyle geriye dönememesi ve erken müdahale edilmezse dokuların ölmesiyle sonuçlanır.
Incarcerate : Hapsedilme. Sıkıştırmak. Kapatmak. Hapsetmek.
Incarcerates : Sıkıştırmak. Hapsedilme. Hapsetmek. Kapatmak.
Disincarcerate : Serbest bırakmak. Cezaevinden tahliye etmek.
Incarcerating : Hapsetmek. Kapatmak. Sıkıştırmak. Hapsedilme.
Incarcerator : Hapseden. Hapse koyan. Gözetim altında tutan. Kodese koyan. Kapatan.
Incarceration : Hapsedilme, sıkışma, boğulma, bir organ veya organ parçasının belli bir bölgede hapsedilmesi veya sıkışması. Hapsetme. İnkarserasyon. Tutuklama. Enkarserasyon. Sıkıştırma. Hapsedilme. Boğma. Kapatma.
Incarcerations : Hapsetme. Hapsedilme. İnkarserasyon. Boğma. Kapatma. Sıkışma. Sıkıştırma. Tutuklama. Enkarserasyon.
Incarcerators : Hapse koyan. Hapseden. Gözetim altında tutan. Kodese koyan. Kapatan.
İngilizce Incarcerated Türkçe anlamı, Incarcerated eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Incarcerated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Detain : Hapsetmek. Durdurmak. İzinsiz bırakmak. Alıkoymak. Oyalamak. Engellemek. Tutmak. Geciktirmek. Saklamak. Mahrum etmek.
Inclosed : Kapatmak. Etrafı sarılmış. Etrafını çevirmek. Sarmak. Kuşatılmış. Kapamak. İçermek. Tamamen çevrilmiş. Kuşatmak.
Imprison : Tutuklamak. Hapse koymak. Mahpusluk. Mahkum etmek. Hapsetmek. Sınırlamak. Yasaklamak. Hapse atmak.
Booked : Rezerve edilmiş. Defterde kayıtlı. Nezarete alınmış. Yeri ayrılmış. Ayırtılmış. Kayıtlı. Kiralanmış. Ayrılmış. Göz altında.
Remand : Geri göndermek (tutuklu). İade etmek. İade etmek (cezaevine veya ıslahevine). Mahkemesini ertelemek (tutuklu). Tutukluyu sorgu sonrası yeniden cezaevine göndermek. Geri göndermek. Mahkemeye kadar tutmak. Tutuklu olarak yargılanma. İade etmek (tutuklu).
Under lock and key : Hapiste. Kilitlenmiş. Güvenli bir yerde. Kilit altında.
Immure : Duvarla çevirmek. Duvar çekmek. Duvara gömmek. Hapsetmek.
Trapped : Pusuya düşmüş. Pusu kurulmuş. Tutsak kalmış. Kapana kıstırmak. Tuzağa düşmüş. Kapan kurmak. Oyuna getirmek. Tuzağa düşürmek. Tuzak kurmak.
Enveloped : Kapalı. Sarılmış. Sarılı. Sarma. Paketlenmiş. Kuşatık. Üzeri örtülmüş.
Incarcerated synonyms : put behind bars, gaoled, imprisoned, cabined, shut, jailed, covered, confine, impounded, immured, closed, behind bolt and bar, jail, jug, insulated, embosomed, lag, arrested, put away, pent up, captive, gaol, confined, pent.
Incarcerated zıt anlamlı kelimeler, Incarcerated kelime anlamı
Free : Erkin. Serbest. Bedava. Özgür. Parasız. Ücretsiz. Beleş. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Bağımsız. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır.

Bu kısımda Incarcerated kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Incarcerated ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Incarcerated anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Incarcerated ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.