Incepting türkçesi Incepting nedir

  • Ağız yoluyla alma.
  • Master veya doktora yapmak.
  • Vücuda alma.
  • İçine çekme.
  • Ağız yoluyla almak.
  • Başlamak.
  • Ağızdan almak.

Incepting ingilizcede ne demek, Incepting nerede nasıl kullanılır?

Inception : Fikir aşılama. Başlama. Başlangıç.

Inceptions : Başlangıç. Fikir aşılama. Başlama.

Inceptive : Başlayan. Baştaki. Birinci. Bağlayan. Başlama.

Incept : Ağız yoluyla alma. Ağızdan almak. Vücuda alma. Master veya doktora yapmak. Ağız yoluyla almak. Başlamak. İçine çekme.

Inceptor : (en temelden) başlayan.

Editio princeps : (latince) ilk baskı.

Inceptors : (en temelden) başlayan.

Incepts : Başlamak. Ağızdan almak. Ağız yoluyla alma. İçine çekme. Master veya doktora yapmak. Ağız yoluyla almak. Vücuda alma.

İngilizce Incepting Türkçe anlamı, Incepting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Incepting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inhalations : Soluk alma. Ciğerlerine çekme. İçine çekme (sigara dumanı vb'ni). Solukla içeriye çekme. İnhalasyon. Teneffüs. Soluma. Nefes alma. (buhar halindeki ilacı) içine çekme.

Adsorptiveness : Emme. Bir katı maddenin yüzeyine çekebilme (kimya). Soğurma.

Begins : Başlatmak. Girişmek. Önayak olmak. Koyulmak. Doğmak. Meydana gelmek.

Begin singing : Önayak olmak. Çığır açmak. Vücut bulmak. Atılmak. Başlatmak. Start almak. Start vermek. Adım atmak. Koyulmak.

 

Embark upon : -e girişmek. Girişmek. Atılmak.

Began : Doğmak. Girişmek. Meydana gelmek. Başlatmak. Koyulmak. Önayak olmak.

Come into : Girmek. Katılmak. (miras) konmak. Miras olarak almak. Miras almak. Konmak (mirasa). Mirasa konmak. Konuvermek. Elde etmek.

Prelude : Önoyun. Prelüt çalmak. Başlangıç. Prelüd. Giriş yapmak. Giriş. Giriş müziği. Peşrev. Üvertür. Giriş tarzı olay.

Absorption : Emme (enerjiyi). Canlı hücre ya da doku tarafından sıvının emilmesi. sindirilmiş besinlerin vücudun çeşitli bölgelerine taşınmak üzere, sindirim kanalının epitel hücreleri tarafından emilmesi. absorpsiyon. Soğrulma. Kendine katma. Vücuda alınan bir maddenin değişik mekanizmalarla doku veya hücre içerisine alınması, asimilasyon, soğurma, absorbsiyon, hlk. imtisas. ışınların madde tarafından tutulması. Sindirilmiş besinlerin vücudun çeşitli bölgelerine taşınmak üzere, sindirim kanalının epitelyum hücreleri tarafından emilmesi. bir maddenin diğer bir maddenin içine alınması, absorbsiyon. Bir özdeğin başka bir özdek içinde tutulması. ışıyan erkenin bir özdekten geçerken başka bir erkeye dönüşen bir bölüğümü yitirmesi. Soğurma. Absorbsiyon. Öğrenme.

Introsusception : Emilim. Emilme. Yeni maddeyi eskiler arasına yerleştirme (botanik terimi). Bir parçanın başka bir parça içine kayması (tıp veya medikal terimi). Yabancı maddeyi içine alma (fizyoloji).

Incepting synonyms : procession, cause, overture, inhalation, come on, commence, incept, intussusception, beginning, auspicate, commences, preliminary, rise, commenced, emanation, origination, begun, embark on, germination, begin, incepts, enter into, origin, acceptive, soaking up, cut along, ahead, sorption, absorptions.

 

Incepting zıt anlamlı kelimeler, Incepting kelime anlamı

Ending : Bir oyunun gelişimi içinde düğümlerin çözülmeye başladığı kesim. Çözüm sahnesi. Ad ve fiil kök veya gövdeleri üzerine gelerek durum, sayı, zaman, kişi gibi gramer ilişkileri kuran ekler. ad çekimi, iyelik, teklik çokluk, fiil çekimi, fiil çekimindeki zaman ve şahıs ekleri işletme ekleridir: bu insan-lar-ı bir uykusuzluk gece-si-n-de sadece bir gölge gibi gör-müş-t-üm. şimdi bu gölge-ler beni yavaş yavaş, daha öte-ler-e ve derin-ler-e çağır-ıyor. baş-lar-ı-n-ın etraf-ı-n-da-ki aydınlık değiş-i-yor, muamma-lar-ı-n-ı çözme-y-e çalıştıkça bir yığın çetrefil meseleyle karşılaş-ıyor-um. (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 89) vb. Ad veya fiil soylu kelimeler üzerine gelerek, bağlı oldukları kelime gruplarına göre, kelimeler arasında durum, iyelik, çokluk, kip, zaman, şahıs, sayı vb. ilişkiler kuran ek: ev+ler, oda+da, kapı+sı+nı, çalış-ıyor-um, gel-me-di, oku-y-acak-mı?, bekliyor-lar-mış vb. Oyunun son sahnesi. Gramer, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Nihayet. Sonek. Takı. Bitiş.

Incepting antonyms : rejective.