Incidence of tariffs türkçesi Incidence of tariffs nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Gümrük vergilerinin yansıması.
  • Gümrük vergisi yansıması.
  • İstem esnekliğinin sonsuz olmaması durumunda, dışalımcı ülkenin yeni bir gümrük vergisi koyması ya da uyguladığı gümrük vergilerini yükseltmesinin, yurtiçi fiyatları yükselterek vergi yükünün tüketicilere aktarılmasına yol açması; dışalımcı ülkenin önemli ve büyük bir pazar olması durumunda ise vergi yükünün bir kısmının ya da tamamının dışsatımcı tarafından malın fiyatının düşürülerek üstlenilmesi.

Incidence of tariffs ingilizcede ne demek, Incidence of tariffs nerede nasıl kullanılır?

Incidence : Vaka. Sıklık. Yansıma. İsabet. Oran. Bir olayın belli bir toplulukta belirli süre içerisindeki görülüş sayısı, insidans. Bir şeyin meydana gelmesi. İnsidens. Rastlantı. Tekrar oranı.

Of : Den. İle ilgili. -den. In. Hakkında. -li. -dan. Yüzünden. -nın. -den övünerek bahsetmek.

Tariffs : Tarifeler. Tarife. Gümrük tarifeleri. Gümrük vergisi. Gümrük. Fiyat listesi.

Incidence of a tax backward : Verginin geriye yansıması. Üretilen mallar üzerine konan vergilerin, malın istem ve sunumunun fiyat esnekliğine bağlı olarak üreticiler tarafından tüketicilere yansıtılamayıp bir kısmını kendilerinin ödemek zorunda kalması.

 

Incidence of a tax forward : Üretilen mallar üzerine konan vergilerin, malın istem ve sunumunun fiyat esnekliğine bağlı olarak bir kısmının satıcılar tarafından alıcılara ödettirilmesi. Verginin ileriye yansıması.

Foreign trade effects of tariffs : Gümrük vergilerinin yurtiçi fiyatları yükselterek ortaya çıkardığı tarifelerin üretim ve tarifelerin tüketim etkilerine bağlı olarak dışalım miktarının düşmesine yol açması. Tarifelerin dış ticaret etkisi.

Protection effects of tariffs : Tarifelerin koruma etkisi. Gümrük vergilerinin dışalım malları fiyatlarını yükselterek bu mallara rakip mal üreten yurtiçi üreticilerin dış piyasa rekabetinden korunması ve üretimlerinin artmasına yol açması.

Production effect of tariffs : Tarifelerin üretim etkisi. Gümrük vergilerinin yurtiçi fiyatları yükselterek yerli üretimin artmasına yol açması.

The incidence of law : Yasanın etkisi. Kanunun etkisinin derecesi. Yasanın uygulama alanı.

Consumption effects of tariffs : Gümrük vergilerinin yurtiçi fiyatları yükseltmesi nedeniyle yurtiçi tüketimin azalmasına yol açması. Tarifelerin tüketim etkisi.

İngilizce Incidence of tariffs Türkçe anlamı, Incidence of tariffs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Incidence of tariffs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

 

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Incidence of tariffs synonyms : ability rent, a change in individual demand, a shift in supply, abnormal budget receipts, abnormal budget, ability to pay approach.