Incorporatedness türkçesi Incorporatedness nedir

  • Dahil olma.
  • Bir arada olma.
  • Birleşik olma durumu.
  • İçinde olma.
  • Birlik olma.
  • Teklik.
  • Kapsamında olma.

Incorporatedness ingilizcede ne demek, Incorporatedness nerede nasıl kullanılır?

Incorporated bank : Anonim banka.

Incorporated company : Limited şirket (ingiliz ingilizcesi). Anonim şirket. Anonim şirketi. Tüzel kişiliği olan ticaret şirketi. Limitet şirket. Anonim ortaklık.

Adobe systems incorporated : Merkezi california'da bulunan kişisel bilgisayar ve ağlarda kullanılmak üzere gelişmiş grafikler ve masaüstü yayım programları üreten büyük yazılım şirketi (internet, bilgisayar).

Icom incorporated : Aksesuar ve havacılık iletişim donanımı toptancısı. Icom ıncorporated. Radyo iletişimi donanımı ve aksesuarları üreticisi. 1954'te kurulan osaka (japonya) merkezli japon şirketi.

Incorporated : Tüzel. Birleşmiş. Anonim. Anonim şirket. Katılmış. Birleşik. Birleştirilmiş. Tüzel kişilik kazanmış. Şirketleşmiş.

Reincorporated : Yeniden birleştirmek.

Disincorporated : Çözmek. Dağılmak. Fesih. Bir şirketten ayrılmak. Çözmek (bütün bir yapıyı). Dağıtmak. Çözülmek. Tüzel kişiliğini kaldırmak. Tüzel kişiliği sona erdirmek. İptal.

Unincorporated business : Bir şirket olmayan işletme. Ortaklık olmayan işletme.

Unincorporated : Bağlı olmayan. Birleşmemiş. Katılmamış (bir şirkete ilişkin). Bağımsız. Tüzel kişilik kazanmamış.

 

İngilizce Incorporatedness Türkçe anlamı, Incorporatedness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Incorporatedness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Uniqueness : Biriciklik. Eşsizlik. Her birey ya da gözlem biriminin, kendi örgütlenmesi içinde geliştirdiği özgül nitelikler bütünü. Tek olma. Vahdet. Benzersizlik. Emsalsizlik.

Involvements : İlişki. Gerek. Sarma. Bulaşma. Karışma. İlgi. İlgilenim. Dahiliyet. Karıştırılma.

Homogeneousness : Türdeşlik. Benzerlik. Aynılık. Homojenlik.

Oneness : Görüş birliği. Birlik. Aynı olma. Fikir birliği. Tevhid. Bir olma.

Unity : Uzlaşma. Birlik. Uyum. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İttifak. Vahdet. Anlaşma. Bütünlük. Bir film ya da televizyon izlencesinde, anlatılmak istenenin dağınıklığa yol açılmadan, ayrıntılara boğulmadan, ölçülü biçimde, bütünlük duygusu uyandırarak gerçekleştirilmesi durumu. bir resmi oluşturan çeşitli öğeler arasında varlığını duyuran uyuşum.

Involvement : Gerek. Üstlenti. Sarma. Karışma. İlgi. Karıştırılma. Bir araştırma takımını oluşturan kişilerin üzerlerine aldıkları işlev ya da üstlence. İlişki. Bağlanma. İlgilenim.

Unicity : Benzersizlik. Birlik. Eşsizlik.

Individuity : Bireysellik.

Specialisation : Uzmanlık. (biyoloji terimi) spesifik bir işlev amacıyla vücudun belli bir parçasının yapısal adaptasyonu. Spesifik eylem. Tek bir alanda çalışma (birçok alan veya iş yerine). Örgensel, coğrafyasal, üretimsel, kurumsal vb. özellikler ve koşullar sonucu oluşan ve yol, yordam, bilgi, beceri konularında toplumsal işbölümü ve ayrımlaşmaya götüren süreç. (bilgisayar) verimliliği arttırmak amacıyla azaltma (specialization olarak da yazılır). İhtisas. Özelleşme. Bir şeyi belli bir amaca uygun hale getirme.

 

Specialisations : (britanya ingilizcesi) uzmanlaşma. (biyoloji terimi) spesifik bir işlev amacıyla vücudun belli bir parçasının yapısal adaptasyonu. Bir şeyi belli bir amaca uygun hale getirme. Uzmanlaşma. Tek bir alanda çalışma (birçok alan veya iş yerine). Spesifik eylem. Tek bir iş yapma (birçok alan veya iş yerine). İhtisas. Uzmanlık.

Incorporatedness synonyms : unities, inclusiveness, secludedness, oneliness, inclusion, singular.