Indefinite türkçesi Indefinite nedir

Indefinite ile ilgili cümleler

English: Love is mystery and misery indefinitely.
Turkish: Aşk, sürekli olarak gizem ve sefalettir.

English: Any truth is better than indefinite doubt.
Turkish: Herhangi bir gerçek, belirsiz bir şüpheden daha iyidir.

English: The union went out on a strike for an indefinite period.
Turkish: Sendika belirsiz bir süre için greve gitti.

English: She was sent to a psychiatric hospital for an indefinite period of time.
Turkish: O belirsiz bir süre için bir akıl hastanesine gönderildi.

English: She has an indefinite contract.
Turkish: Onun süresi belirsiz bir kontratı var.

Indefinite ingilizcede ne demek, Indefinite nerede nasıl kullanılır?

Indefinite adjective : Belirsizlik sıfatı. Belgisizlik önadı. Topluluk sayı sıfatı. Belgisiz sıfat. Kişileri, nesneleri ve diğer kavramları karşılayan adları; sayı, miktar vb. bakımlardan kabataslak gösteren sıfat: bir akşam birkaç kişi, her gün, hiç kimse, bazı insanlar, bütün yollar, çoğu zaman, az para çok iş, herhangi biri, falanca yerden, filanca iş, biraz anlayış, birçok bakımdan, başka taraftan, öbür masaya vb. bütün akşam onu dinlerken, çok rahatsız uykularda birdenbire kilitlenmiş çenelerin vehmi olan o yorucu ve yarı kabus konuşmaları hatırlamıştı (a. h. tanpınar, huzur, s. 272). öyle zannedildiği gibi şakaya gelecek, kolay kolay tepesine çıkılacak bir adam olmadığını göstermek için bu ne güzel bir fırsattı (r. n. güntekin, kızılcık dalları, s. 59). güneş çekildi, her tarafa gölgeler doldu, kavakların yüksek yaprakları tekrar aydınlandı (r. h. karay, memleket hikayeleri, s. 106).

 

Indefinite article : Belirsiz tanımlık. Belgisiz tanımlık. Belgisiz belirtme edatı. (gramer) belirsiz tanımlık. Belgisiz tamlık. Belgisiz sıfat. Belgisiz sıfat (a {bir}, an {bir} vs gibi).

Indefinite integral : Belirsiz integral. Belgisiz tümlev.

Indefinite leave : Sınırsız izin.

Indefinite matrix : Tanımsız dizey.

Indefiniteness : Kesinsizlik. Bulanıklık. Sayısızlık. Sınırsızlık. Belgisizlik. Süresizlik. Sonsuzluk. Belirsizlik.

Indefinably : Belirsiz bir biçimde. Belirli olmayan bir şekilde. Açıkça nitelendirilemeyen bir şekilde. Belirsiz bir şekilde. Açıkça belirtilemeyen bir şekilde. Şüpheli bir şekilde. Tarifsiz bir halde. Tanımlanmamış bir şekilde.

Indefinitely : Süresiz. Süresiz olarak. Belirsiz olarak.

Indefinite pronoun : Belgisiz zamir. Belirsiz adıl. Belgisi adıl. Belirsiz zamir. Belgisiz adıl. Belirsizlik zamiri. Belli bir şeye atıfta bulunmayan zamir (gramer). Kişileri veya nesneleri belirsiz olarak temsil eden zamir: bazısı, bazıları, başkası, biri, biriniz, birkaçı, birçoğumuz, hepsi, herkes, hepimiz, hiçbiri, hiçbiriniz, kimse, kimisi, insan, adam vb. daha kimse odununu alamamış, bir çare bulamamıştı (r. h. karay, memleket hikayeleri, s. 86). hiçbirisi bu işte beni dinlemiyorlardı (a. h. tanpınar, saatleri ayarlama enstitüsü, s. 92). bir başkası mübarek’in böyle yer değiştirmelerinin, misafirliğe gitmelerinin sık sık vaki olup olmadığını sordu (g. e. s. 160). hepsi ona büyülenmiş gibi bağlı ve hepsi de bu yüzden azçok biçare idiler (g. e. s. 163). bugüne kadar bana kimse gelmedi. insan bir hatır sorar. vb.

 

Indefinable : Tanımlanması zor. Tarifsiz. Anlatılması imkansız. Tanımlanamaz. Belirsiz. Anlatılması zor. Anlatılmaz. Anlatılamaz. Tarif edilemez. Şüpheli.

İngilizce Indefinite Türkçe anlamı, Indefinite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Indefinite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cloudily : Gölgeli. Kapalı. Bulanık. Bulutlu. Hareli.

Recondite : Derin. Muğlak. Az kimse tarafından bilinen. Kapalı. Bilinmez. Çapraşık. Derin (ilim). Anlaşılmaz. Gizli.

Dubio : Kuşkulu. Endişeli.

Abyssal : Okyanus derinliği ve tabanı ile ilgili. Cehennemi. Abisal. Boşluk ile ilgili. Abissal. Derin okyanusal derinlikler. Denizin en alt tabakalı ile ilgili olan. Çok derin deniz yüzeyi. Dipsiz.

Unqualified : Mutlak. Vasıfsız. Niteliksiz. Nitelenmemiş. Gerekli niteliklere sahip olmayan (kimse). Tam. Diplomasız. Şartsız.

Spaceless : Limitsiz. Mesafesiz. Sınırları olmayan. Boşluksuz. Müddetsiz.

Abstract : Usavurma ya da çıkarsama yoluyla geçerlik kazanan kavramsal nesne. bk. somut. Çalmak. Almak. Soyutlama yapmak. Bilgi erişimde, bir belgenin konusunu ya da soyunu belirtmek üzere, genellikle belgeleme konusunda uzmanlaşmış bir kişinin, standart olarak önerilen terimleri yeğ tutarak ürettiği, 200-250 sözcük boyunu aşmayan bir tür özet. Soyut. Soyut resim. Aşırmak. Çekmek.

Blanket : Battaniye ile örtmek. Engel olmak. Örtbas etmek. Bütün olasılıkları içeren. Battaniyeye sarmak. Susturmak. Reaktör kalbinin çevresine ya da içine yerleştirilen ve zincir tepkimesi yapabilen unsurlardan oluşan kapalı bölge. Kapsamak. Battaniye.

Inconclusive : Neticesiz. Bir sonuca varmayan. İkna edici olmayan. Etkisiz. Yetersiz. Kifayetsiz. İnandırıcı olmayan. Tesirsiz. Sonuçsuz.

For good : Resmen. Sürekli olarak. Kesinlikle. Tümüyle. Bütün bütün. Geri dönmemek üzere. Temelli. Sonsuza dek. Temelli olarak.

Indefinite synonyms : hazy, borderless, cosmopolitan, innumerous, indeterminate, undetermined, countless, multifold, equivocal, noncommittal, beyond number, doubtful, cloudy, dubious, aeonian, as clear as mud, eternal, imprecise, enormously, abysmal, coy, in doubt, dateless, illimitable, nebulous, unmarked, indistinct, ambiguous, hit or miss, sine die, hazier, ad infinitum, tenuous.

Indefinite zıt anlamlı kelimeler, Indefinite kelime anlamı

Defined : Belirlenmiş. Betimlenmiş. Kakarlaşırılmış. Açıklanmış. Tanımlı. Belirtili. Tanımlanmış. Açıklama. Tamlanan.

Distinct : Başka. Seçik. Şüphesiz. Bariz. Bağımsız. Belirgin. Açık. Aşikar. Farklı. Muhakkak.

Clear : Silmek. Uzakta. Açık. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Tamamen. Açıkça. Temiz. Tahliye etmek. Belgin. Berrak.

Indefinite antonyms : definite, certain.

Indefinite ingilizce tanımı, definition of Indefinite

Indefinite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Obscure. Not limited, defined, or specified. Not precise. Vague. Uncertain. Not definite. Not explicit. Confused. Not determined or fixed upon. As, an indefinite time, plan, etc.