Initiatory türkçesi Initiatory nedir

Initiatory ingilizcede ne demek, Initiatory nerede nasıl kullanılır?

Initiator : Yığın iletişiminde bilgi ve iletiler üreten ve bunları iletişim araçlarıyla alıcıya ileten odak. Başlatan. Kaynak. Reaksiyon oluşturan madde. Teşvik eden. Önayak olan kimse. Öncü. Başlatan kimse. Başlatıcı.

Initiators : Öncü. Önayak olan kimse. Başlatan. Reaksiyon oluşturan madde. Teşvik eden. Başlatan kimse. Başlatıcı.

Initiate : Üyeliğe kabul etmek. Başlatmak. Başlamak. Önayak olmak. Öğretmek. Göstermek. Alıştırmak. Sunmak. Ön ayak olmak.

Initiated : Başlatılan. Başlatılmış. Üyeliğe kabul edilmiş. Sırları paylaşan kimse.

Initiates : Ön ayak olmak. Sunmak. Önayak olmak. Üyeliğe kabul etmek. Başlamak. Öğretmek. Başlatmak. Göstermek. Yetiştirilmiş kimse. Alıştırmak.

Initiation factors : Ribozomlarda protein üretiminin başlamasını sağlayan özgün proteinler, ıf. If. Başlatma faktörleri.

Initiation codon : Bir polipeptit dizisindeki birinci aminoasidi kodlayan aug (bazen prokaryotlarda gug) kodonu. aug kodonu metiyonini, gug kodonu n-formil metiyonini kodlar. Rna sentezinin başlamasını sağlayan ilk kodon. Başlangıç kodonu. Başlama kodonu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Ballot initiative : Genel halk kitlesi tarafından oylanan kamu politikası meselesi (genellikle bir vatandaşın dilekçesiyle başlatılır). Halk oylaması.

Initiatives : Girişim. Girişimler. İlk adım. Önayak olma. Girişkenlik. Yasa teklifinde bulunma hakkı.

Mediterranean initiative : Akdeniz girişimi.

İngilizce Initiatory Türkçe anlamı, Initiatory eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Initiatory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fores : Öndeki. Ön. Pruva. Önde olan. Baş taraf. Önde. Başa doğru. Ön taraftaki. Başta.

Opening : Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının açıklık bakımından gösterdiği özellik: a ve e ünlülerinin genişlik dereceleri o ve ö, ı ve i ünlülerinden daha fazladır. bir dil sesinin özellikle bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: alfabe/alfābe, ayar/āyar, bayan/bāyan, yarın/yārın, dünya/dünyā, gafil/gāfil, marul/mārul, sevda/sevdā vb. burada ünlülerin kısa veya uzun söylenişlerinde, uzunluktan çok ağız açıklığı söz konusudur. Açıklık. Ünlülerin oluşmasında iki çene arasındaki açıklık, ünlülerin oluşma koşulları bakımından taşıdıkları açık olma özelliği. ünlüleri açıklık bakımından a, e, o, ö, u, ü, ı, i biçiminde sıralamak mümkündür; a ve e ünlüleri açıklık bakımından ı ve i ünlüleri ile aynı sıraya konamaz. bk. ve krş. genişleme, ünlü genişlemesi. Açıklık derecesi. Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının genişlik durumu bakımından taşıdığı özellik a, e, o, ö, ünlüleri ile ı, i, u, ü ünlüleri açıklık dereceleri birbirinden farklı olan ünlülerdir. bk. genişlik derecesi || bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: ayar/ayar, bayan /bayan, yarın / yarın, dünya / dünya, gafil / gafil, marul / marul, sevda / sevda vb. Genişlik derecesi.

 

Former : Evvelsi. Öncel. Eski. Önceki. Geçmiş. Evvelki. Biçimlendirici. Sabık. Geçen.

Introductory : Önsöz. Giriş niteliğinde. Önsöz niteliğinde. Giriş niteliğinde olan. Tanıtma amacıyla yapılan.

Starter : Yarışa katılan at. Yarışta çıkışı veren kimse. Aperatif. Elektrotların ön ısınmasını ve sıra bağlanmış endüktans bobiniyle birlikte bir yüksek gerilim yaratarak boşalmalı lambanın ve özellikle flüorışıl lambanın yanmasını sağlayan aygıt. Bisiklet, madencilik alanlarında kullanılır. Yolverici. Meze. Ordövr. Maya.

Prelusive : Başlangıç. Ön. Başlangıca ait.

Before time : Önce. Önceden. Erken. Geçmişte. Vaktiyle. Öncesinde. İlk vaktiyle.

Precursor : Prekürsor. Yordayıcı. Bozunma zinciri içinde bir nüklidden önce yer alan radyonüklid. Hava basıncı dalgası. Önceki görevli. Öncü. Haberci. Prekürsör. Ana nüklid.

Introducer : Tanıştıran. Tanıştıran kimse. Başlatan kimse. Sunucu. Tesis eden kimse. Takdim eden. İnsanlara bilgi veren kimse. Herhangi bir boşluk içine tüp sokmak için kullanılan araç. Takdim eden kimse.

Initiatory synonyms : identifier list, first, instigative, opener, initiative, elementary, identifier, presenters, initiators, maiden, openers, preliminary, preambulatory, original, introducers, advertiser, initial, appellative, informative, premier, inaugural, identifier field, presenter, promotional, fore, prelusory, incitive, introductive, initiator, firsts, early.

Initiatory zıt anlamlı kelimeler, Initiatory kelime anlamı

Closing : Kapat. Uç. Kapanma. Kapatıyor. Kapama. Kapanış. Kapatma. Kapatılıyor. Yaklaşım.

Initiatory ingilizce tanımı, definition of Initiatory

Initiatory kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, an initiatory step. An introductory act or rite. Prefatory. Introductory. Suitable for an introduction or beginning.