Inopportune türkçesi Inopportune nedir

Inopportune ile ilgili cümleler

English: He came at an inopportune time.
Turkish: O uygunsuz bir zamanda geldi.

English: Ali came at an inopportune time.
Turkish: Ali uygunsuz bir zamanda geldi.

Inopportune ingilizcede ne demek, Inopportune nerede nasıl kullanılır?

Inopportunely : Uygun olmayan bir zamanda. Uygun olmayan bir şekilde. Zamansız bir şekilde. Zamanı uygun olmayan bir şekilde. Uygunsuz bir biçimde.

Inopportuneness : Zamansızlık.

Inopportunity : Zamansızlık. Zamanı uygun olmama durumu. Uygunsuzluk.

İngilizce Inopportune Türkçe anlamı, Inopportune eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inopportune ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inconsequential : Tutarsız. Alakasız. Mantıklı bir sonuca varmayan. Sonuçsuz. Mantıksız. Önemsiz. Konu dışı. İncir çekirdeğini doldurmaz.

Impolitic : İsabetsiz. Amaca uymayan. Aykırı. Akılsız. Sağgörüsüz. Politik olmayan.

Incongruous : Farklı. Acayip. Tutarsız. Saçma. Birbirine uymayan. Aykırı. İnsicamsız. Uyuşmaz.

Awkward : Sakar. Kullanışsız. Beceriksiz. Hantal. Dikbaşlı. Dik başlı. Anlaşılması zor insan. Kullanımı zor. Aksi. Maharetsiz.

 

Derogatory : Hor gören. Küçültücü. Alçaltıcı. Onur kırıcı. Hakaret edici. Aşağılayıcı. Aykırı. İtibar kırıcı. Zararlı.

Inconvenient : Sıkıcı. Sakıncalı. Sıkıntı veren. Uygun olmayan. Zahmetli. Zor. Rahatsız.

Discursive : Tutarsız. Dolambaçlı. Gidimli. Söylemsel. Hercai. Daldan dala atlayan. Konudan konuya geçen. Düzensiz. Yeltek.

Untimely : Olur olmadık yerde. Mevsimsizce. Vaktinden önce olan. Uygunsuz zamanda. Zamanından önce.

Discommodious : Kullanışsız. Zahmetli.

Baseless : Sebepsiz. Dayanaksız. Gerekçesiz. Temelsiz. Köksüz. Asılsız. Esassız. Sağlam temellere dayanmayan. Mesnetsiz.

Inopportune synonyms : inapt, tideless, groundless, out of order, impolitical, anomalous, timeless, ill timed, infelicitous, unending, unearthly, out of turn, impertinent, disadvantageous, incorrect, dissatisfactory, inconsiderate, inexpedient, unseasonable, idlest, homeless, unordered, malapropos, illegitimate, all too soon, gauche, beside the point, untimelier, inappropriate, indecorous, out of season, improper, wrong.

Inopportune zıt anlamlı kelimeler, Inopportune kelime anlamı

Advantageous : Avantajlı. Karlı. Yararlı. Faydalı. Hayırlı. Menfaatli. İstifadeli. Üstün. Üstünlük sağlayan.

Opportune : Eyverişli. Elverişli. Vakitli. Tam zamanında olan. Vaktinde. Müsait. Yerinde. Uygun. Hazır.

Inopportune ingilizce tanımı, definition of Inopportune

Inopportune kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not opportune. Inconvenient. Unseasonable. As, an inopportune occurrence, remark, etc.