Inseparable türkçesi Inseparable nedir

Inseparable ile ilgili cümleler

English: Good health is inseparable from exercise and moderation.
Turkish: İyi sağlık egzersiz ve ılımlılıktan ayrılamaz.

English: He and I were inseparable friends during our time together in school.
Turkish: O ve ben okulda birlikteki zamanımız boyunca ayrılmaz arkadaşlardık.

English: They became inseparable after that party.
Turkish: Onlar o partiden sonra ayrılmaz oldular.

English: A surgeon lives with Death, his inseparable companion - I walk hand in hand with him.
Turkish: Bir cerrah ayrılmaz arkadaşı olan ölümle birlikte yaşar - Ben onunla el ele yürüyorum.

English: He and I have been inseparable friends since our student days.
Turkish: Öğrencilik günlerimizden beri o ve ben ayrılmaz arkadaşlarız.

Inseparable ingilizcede ne demek, Inseparable nerede nasıl kullanılır?

Inseparableness : Ayrıştırılması imkansızlık. Ayrılmazlık. Bölünmezlik. Bağlılık.

Inseparables : Ayrılmaz dostlar. Yakın arkadaşlar. Sıkı dostlar.

Inseparably : Ayrıştırılması imkansız bir şekilde. Bölünmez bir şekilde. Ayrılmaz bir şekilde. Çok samimi bir biçimde.

Inseparability : Ayrılamazlık.

İngilizce Inseparable Türkçe anlamı, Inseparable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inseparable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Adherents : Destekleyen. Yandaş. Yapışan. Bağlı olan. Yapışkan. Taraftar.

Indissoluble : Erimez. Çözünmez. Sürekli. Bozulmaz. Sabit. Sağlam. Daimi. Devamlı. Ayrışmaz.

Sessile : Geniş bir tabanla bağlanan, sap, gövde veya pedisel içermeyen, bulunduğu yere doğrudan geniş tabanla tutunan veya oturan, sesil. Geniş kaideli. Bir sap veya ayakçıkla daimi olarak bir substrata tutunarak yaşayan. Sabit. Uzantısız. Yaşmak. Bir gövde, sap, pedisel vb. yapılar olmaksızın doğrudan bir yere oturma. Sapsız. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Osculant : Yaslanan. Dokunan. Eş nitelikli. Öpen.

Allegiant : Sadık kimse. Vefalı. Güvenilir. Sadık.

Coherent : Uyumlu. Koherent. Yapışıcı. İnsicamlı. Birbirini tutan. Kolayca anlaşılan. Uygun. Mantıklı. Ahenkli.

Stuck on : Vurulmak.

Appendant : Müteallik. Mülhak. Eklenen. Ait. Takılı. Asılı. Merbut. İlişkin. Muallakta.

Affiliated : Bağlı olunan.

Adherent : Yandaş. Yapışan. Taraftar. Yapışkan. Destekleyen. Bağlı olan.

Inseparable synonyms : anastomotic, indivisible, inextricable, appurtenant, adhered, amenable, ancillary, unseparable, fastest, appertaining, cohesive, adjective, close knit, associated with, anchored, attached, adhesive, cemented, conjoint, affined.

Inseparable zıt anlamlı kelimeler, Inseparable kelime anlamı

Divisible : Bölünür. Taksimi kabil. Taksimi mümkün. Bölünebilir. Divizibl. Sekabl. Bölünebilen.

Inseparable ingilizce tanımı, definition of Inseparable

Inseparable kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not separable. Incapable of being separated or disjoined.