Institutes türkçesi Institutes nedir

  • Hukuk el kitabı.
  • Kurallar.
  • Yasalar.

Institutes ingilizcede ne demek, Institutes nerede nasıl kullanılır?

Institute an inquiry : Soruşturma başlatmak. Soruşturma açmak.

Institute of education : Eğitim enstitüsü. Ortaokullar ile dengi okullara ve ilköğretmen okullarına öğretmen, uygulama okullarına yönetmen ve ilköğretime denetmen yetiştiren; ilk ve ortaokul öğrenimiyle ilgili sorunlar üzerinde inceleme ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu.

Institute of electrical and electronics engineers : Elektrik ve elektronik mühendisleri enstitüsü.

American institute of certified public accountants : Birleşik devletler'deki muhasebecilerin büyük meslek örgütü. Amerikan yeminli mali müşavirler enstitüsü. Amerikan yeminli serbest mali müşavirler enstitüsü.

California institute of technology : California teknoloji enstitüsü. Pasadena'da (california, abd) bulunan özel bir karma eğitim üniversitesi. Caltech.

Forensic medicine institute in abu kabir : İsrail'de otopsi yapılan yer.

American national standards institute : Amerikan ulusal standartları'nın gelişimi ve koordinasyonu için prosedürlere karar veren amerikan mühendislik kuruluşu. Ansı. Amerikan ulusal standartlar enstitüsü. Amerika milli standartlar enstitüsü.

American petroleum institute : Amerikan petrol enstitüsü.

 

Georgia institute of technology : Atlanta'da bulunan büyük devlet üniversitesi (georgia, abd). Georgia teknoloji enstitüsü.

Massachusetts institute of technology : Massachusetts teknoloji enstitüsü.

İngilizce Institutes Türkçe anlamı, Institutes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Institutes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Establish : Saptamak. Kanıtlamak. Yerleştirmek. Tanıtmak. Pekiştirmek. Tesis etmek. Kabul ettirmek. Kurmak. Doğruluğunu ortaya koymak. Koymak.

Nominate : Adaylığını önermek. Aday olarak göstermek. Resmen kararlaştırmak. Aday göstermek. Atamak. Adaylığını koymak. Tayin etmek. Aday belirlemek. Görevlendirmek. Adaylığa seçmek.

Plant : Ağaç olmak. Yeşillendirmek. Yutturmak. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Dikmek. Koymak. Yüklemek. Gizlemek. Vurmak. Yapıştırmak.

Found : Dayanmak. Dayandırmak. Tesis etmek. Eritmek. Kalıba dökmek. Dökmek (demir). Yaptırmak. Temel atmak. İnşa etmek. Temel yapmak.

Name : Şöhret. Ad koymak. Adlandırmak. Adlandırılmak. İsim koymak. Atamak. Ünlü kişi. Ad vermek. İnsanın toplumsal ve bireysel kişiliğinin yanı sıra büyüsel ve gizemsel gücünü de belirten simge. Ünlü kimse.

Statutes : Kanun. Yazılı kanunlar. Kural. Tüzük. Kanunlar. Nizam. Statü. Hüküm. Yasa.

Appoint : Koymak. Kararlaştırmak (tarih veya gün vb). Saptamak (tarih veya gün vb). Tayin etmek. Saptamak. Kurmak. Nasbetmek. Görevlendirmek. Memur etmek. Döşemek.

Create : Düşmek. Yapmak. Atamak. Oluşturmak. Neden olmak. Yetki vermek. İcra-i sanat etmek. Yaratmak. Meydana getirmek.

Constitute : Oluşturmak. Atamak. Tayin etmek. Seçmek. Kurmak. Teşkil etmek. Tevkil etmek. Yürürlüğe koymak.

Fix : Önceden belirlenmiş sonuç. Uyuşturucu iğne. Eroin dozu. Aşırı doz. Yerleştirmek. Tayin etmek. Tamir etmek. Gözünü ayırmamak. Oturtmak. Rüşvet vermek.

Institutes synonyms : pioneer, make, regulations, rules, initiate, legislation, bring.