Mevzuat nedir, Mevzuat ne demek

Mevzuat; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Bir ülkede yürürlükte olan yasa, tüzük, yönetmelik vb.nin bütünü
  • Sandık, çuval, teneke gibi içine ticaret malı konulan koyacaklar.

"Mevzuat" ile ilgili cümle

  • "Mahkemenin hangi süre içinde başlaması gerektiğine dair bir kayıt da yoktu mevzuatta." - Ç. Altan

Mevzuat hakkında bilgiler

Mevzuat yürürlükteki hukuk kurallarının bütünüdür. Türk mevzuat sistemi yukarıdan aşağıya doğru anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik ve tebliğden oluşur.

Mevzuat tanımı, anlamı:

Yürürlük : Gereğinin yapılır olması durumu, meriyet.

Tüzük : Herhangi bir kurumun veya kuruluşun tutacağı yolu ve uygulayacağı hükümleri sırasıyla gösteren maddelerin hepsi, nizamname, statü.

Yönetmelik : Yasa ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak amacıyla hazırlanan, düzenleyici kuralların yazılı olduğu resmî belge. Bu kuralların yazılı olduğu belge, talimatname. Bir kuruluşun çalışma yöntemini belirleyen kuralların tümü.

Mevzu : Konu.

Ülke : Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge. Devlet. Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket.

Sandık : Kamu kesiminde çalışan personelin sosyal güvenlik işlerini yürüten kuruluş. Meyve, sebze koymaya yarayan, tahta veya plastikten yapılmış, dört köşe kap. Bir kurumda para alınıp verilen yer. İçine çeşitli şeyler konulan, tahtadan yapılmış, kapaklı ev eşyası. Yapılarda kum, çakıl vb. şeyleri ölçmek için kullanılan, üstü ve altı açık, dört köşeli tahtadan ölçü aleti. Kamu kesiminde çalışan personelin kendi durumunda düşük faiz ve taksitler hâlinde geri ödemek üzere borç para aldığı birim. Mahalle tulumbacılarının omuzda taşıdıkları sandık biçimi tulumba. Seçimlerde oy pusulalarının atıldığı kutu.

 

Çuval : Pamuk, kenevir veya sentetik iplikten dokunmuş büyük torba. Bu torbanın alabileceği miktarda olan.

Teneke : Bu kabın aldığı miktarda olan. Yumuşak çelikten yapılmış üzeri kalay kaplı ince sac. Bu sacdan yapılmış. Bu sacdan yapılan, yaklaşık yirmi litre hacmindeki kap.

Ticaret : Kazanç amacıyla yürütülen alım satım etkinliği. Bu etkinlikle ilgili bilim. Ürün, mal vb. alım satımı. Alışveriş sonucu elde edilen, yararlanılan fiyat farkı, kâr.

Koyacak : İçine öteberi koymaya yarayan şey.

Hukuk : Ahbaplık, dostluk. Yasaların ceza ile ilgili olmayıp alacak verecek vb. davaları ilgilendiren bölümü. Haklar. Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü, tüze. Bu yasaları konu alan bilim.

Diğer dillerde Mevzuat anlamı nedir?

İngilizce'de Mevzuat ne demek? : n. regulations, legislation

Fransızca'da Mevzuat : législation [la]

Almanca'da Mevzuat : Bestimmungen, Vorschriften

Rusça'da Mevzuat : n. законодательство (N), тара (F)