Legislation türkçesi Legislation nedir

  • Kanunlar.
  • Kanun yapma.
  • Yürürlükteki yasalar.
  • Yasama.
  • Tüzük.
  • Yasalar.
  • Yasama erki.
  • Mevzuat.
  • Yasa.

Legislation ile ilgili cümleler

English: The world is not going to be saved by legislation.
Turkish: Dünya yasalarla kurtarılmayacak.

English: Our surveys indicate that the public would support the proposed legislation.
Turkish: Bizim anketler halkın önerilen yasayı destekleyeceğini göstermektedir.

English: Rightists often dislike regulatory legislation.
Turkish: Sağcılar çoğunlukla düzenleyici mevzuatı sevmezler.

Legislation ingilizcede ne demek, Legislation nerede nasıl kullanılır?

Legislation and law committee : Yasama ve hukuk komitesi. Yasal konularla ilgili olan hükümet komitesi.

Commercial legislation : Ticari mevzuat. Tecim konularını kapsayan yasalar, tüzük ve yönetmelikler. Tecim kuralları. Ticari kanunlar.

Fiscal legislation : Devlet hazinesi ile alakalı mevzuat (bütçe, vergiler, vb.). Mali mevzuat. Mali yasalar.

Labor legislation : Çalışma hukuku. İş mevzuatı. Toplu sözleşme yasaları.

Penal legislation : Ceza mevzuatı.

Secondary legislation : Daha küçük yasama organı. Birincil olmayan kanun yapıcı. Parlamentonun alt kanadı. İkincil mevzuat.

Legislative assembly : Yasama meclisi. Parlamento. Bazı eyalet meclislerindeki yasama organı dalı (abd).

 

Legislative branch : Yasama organı. Senato ve temsilciler meclisi'ni kapsayan abd hükümeti'nin bir bölümü.

Legislative : Yasamalı. Yasayan. Kanun koyucu. Kanun yapan. Yasa koyma ile ilgili. Yasamaya ilişkin. Kanun koyan. Yasama yetkisi olan. Yasama organı. Yasama.

Legislative authority : Yasama yetkisi. Kanun yapan otorite.

İngilizce Legislation Türkçe anlamı, Legislation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Legislation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ordinance : Emir. Yazgı. Kural. Yönetmelik. Karar. Buyruk. Ayin. İçtüzük. Ferman.

Rule : Hüküm vermek. Dizginlemek. Karar vermek. Sözü geçmek. Emretmek. Yönetmek. Çizgi çekmek. Hükmetmek. Kural. Hükümdarı olmak.

Rules : İçtüzük. Yönetmelik. Kurallar. Töre. Esaslar.

Constitution : Esas kanun. Anayasa. Huy. Kural. Bileşim. Meydana getirme. Jimnastik, veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Yaradılış. Karakter. Vücudun, insana özgü olan ve başarı yeteneğini saptayan temel yapısı.

Institutes : Hukuk el kitabı. Kurallar.

Statute : Kaide. Bir süreç ya da işleyişi yöneten kurallar bütünü. Nizamname. Nizam. Kanun. Kural. Emir. İzlenek. Statü.

Code of conduct : Davranış ve protokol kuralları. Mesleki ahlak kuralları. Davranış kuralları. Adap kuralı. İş ahlakı. Deontoloji. Davranış kodu.

Covenants : Antlaşma. Anlaşma. Sözleşme. Şartlar.

Passage : Geçme. Paragraf. Mürur. Pasaj. Dehliz. Bağırsakların boşalması. bir yerden diğer bir yere hareket etme. katater, prop gibi bir aletin bir kanalın içinden geçmesi. Koridor. Kültür mikroorganizmalarının taze bir besi yeri ortamına aktarma işlemi. Seyircilerin yerlerine gitmeleri için seyir yerinde bulunan geçiş yeri. Alt kültür.

 

Legislation synonyms : government activity, occupational safety and health act, enabling legislation, federal job safety law, legislations, lege, administration, criminalization, act of parliament, criminalisation, lawings, decriminalisation, regulatory, enactment, legislating, guide line, guidelines, laws, legislative power, legislative, act, lawmaking, act of congress, bylaw, legislative enactment, government, covenant, enactments, regulation, governance, statute law, regulations, law making.

Legislation zıt anlamlı kelimeler, Legislation kelime anlamı

International law : Devletlerarası hukuk. Beynelmilel hukuk. Milletlerarası hukuk. Devletler hukuku. Uluslararası hukuk. Devletler umumi hukuku. Devletler genel hukuku.

Criminalisation : Yasal bir eylemi yasadışı yapma. Bir kişinin eylemlerini yasadışı hale getirerek onu suçlu duruma düşürmek (ayrıca criminalization). Yasadışı olan bir şeyi değiştiren yasama. Suç olarak kabul etme. Suç olarak sayma.

Criminalization : Bir kişinin eylemlerini yasadışı hale getirerek onu suçlu duruma düşürmek (ayrıca criminalisation). Suç olarak sayma. Yasadışı olan bir şeyi değiştiren yasama. Yasal bir eylemi yasadışı yapma. Suç olarak kabul etme.

Legislation antonyms : decriminalisation, decriminalization.

Legislation ingilizce tanımı, definition of Legislation

Legislation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Preparation and enactment of laws. The act of legislating. The laws enacted.