Instruments of labour türkçesi Instruments of labour nedir

  • Emek araçları.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Marksist yaklaşıma göre işçinin kendisi ile emeğin konusu arasında iletici olarak yararlandığı bir şey ya da şeyler bileşimi. krş. sermaye malları.

Instruments of labour ingilizcede ne demek, Instruments of labour nerede nasıl kullanılır?

Instruments : Dökümanlar. Ameliyat aletleri. Enstrümanlar. Aletler. Göstergeler. Edevat. Malzeme. Araç gereç. Kamusal belgeler.

Of : -in. -den övünerek bahsetmek. Nin. İle ilgili. -nın. -li. Li. Yüzünden. Den. -dan.

Labour : Doğurma. Çaba harcamak. ä°şçi partisi üyesi. (gemi) denizde çalkalanmak. Uğraşmak. Emek harcamak. Emek vermek. İşçi. İnsanın bilinçli olarak belli bir amaca ulaşmak üzere giriştiği, hem doğal ve toplumsal çevresini, hem de kendi kendisini değiştiren çalışma süreci. Doğum.

Instruments of international payment : Bir ülkedeki yerleşiklerin başka bir ülkedeki yerleşiklere ödemede bulunmalarını sağlayan çevrilgen para, şahsi çek, posta havalesi, elektronik fon aktarımı ve banka çekleri gibi araçlar. Uluslararası ödeme araçları.

Instruments of mass communication : Yığınsal iletişimde kullalanılan, bu iletişimi sağlayan araçlar (basın, sinema, radyo, televizyon, plak, mıknatıslı ses kuşağı, kutucuk, vb). Yığınsal iletişim araçları. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Control of labour : İş denetimi. İşin düzenine uygun bir düzeyde yürütülüp yürütülmediği göz önünde bulundurulmak amacıyla yapılan izlenim.

Alienation of labour power : Emeğin yabancılaşması. Marksist yaklaşımda, emeğin üretim araçlarının mülkiyetine sahip olamaması sonucu işçi sınıfının neyin, ne kadar ve nasıl üretileceğine karar veremeyerek üretim sürecinden kopması; malın piyasa değerinin ücretli emeğin mala kattığı değerden yüksek olması ve işçinin emeğiyle ürettiği mala egemen olamaması.

Confederation of labour unions : Ayrı iş kollarında kurulan aynı sendikalardan oluşan birlik. İşçi sendikaları birliği.

Alienation of labour : Marksist yaklaşımda, emeğin üretim araçlarının mülkiyetine sahip olamaması sonucu işçi sınıfının neyin, ne kadar ve nasıl üretileceğine karar veremeyerek üretim sürecinden kopması; malın piyasa değerinin ücretli emeğin mala kattığı değerden yüksek olması ve işçinin emeğiyle ürettiği mala egemen olamaması. Emeğin yabancılaşması.

Instruments of payment : Ödeme araçları. Para, şahsi çek, posta havalesi, elektronik fon aktarımı ve banka çekleri gibi ödemelerde kullanılan araçlar.

İngilizce Instruments of labour Türkçe anlamı, Instruments of labour eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Instruments of labour ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

 

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Instruments of labour synonyms : a shift in supply, a shift in demand, abnormal budget receipts, a shift in individual demand, a change in demand, ability to pay principle.