Intermediacy türkçesi Intermediacy nedir

Intermediacy ingilizcede ne demek, Intermediacy nerede nasıl kullanılır?

Pars intermedia : Ara lop. İntermediyer bölüm. Hipofizin ön ve orta loplarının arasında kordon biçiminde poligonal hücreleri içeren adenohipofiz bölümü, intermediyer bölüm.

Intermedia : Ara boşluk. (anatomi terimi) el bileğindeki radyal ile ulnar arasındaki ve ayak bileğindeki tibyal ile topuk kemiği arasındaki kemik veya kıkırdak. Aracı alet veya birim. Ara yer.

Intermediaries : Arabulucu. Aracı.

Intermediary : Arabuluculuk eden. Aracılık eden. Arabulucu. Vasıta. Genellikle üretici ile tüketici arasında etkinlik gösteren ve malın tüketiciye ulaşmasını sağlayan gerçek ya da tüzel kişi. Orta. Ara. Mütevassıt. Aracı.

Intermediary accounts : Başka bir hesapta izlenmesi gerektiği halde kayıt sırasında herhangi bir nedenle işlemin henüz tamamlanmaması ya da zaman yönünden ilgili hesaba aktarılamaması nedeniyle bekleyen işlemlerin izlendiği hesap. Geçici hesaplar.

Intermediate breeds : Vücut yapıları ve verimleri yerli ırklarla kültür ırkları arasında bir durum gösteren, yerli ırkların bakım ve besleme koşullarının biraz iyileştirilmesi ve kan katma ve seleksiyonla vücut yapılarının ve verimlerinin biraz geliştirilmesiyle meydana getirilmiş ırklar, geçit ırkları. Geçit ırkları. Onarılmış ırklar.

 

Intermediate colour : Ara renk.

Intermediary exporter : Dahilde işleme rejimi kapsamında üstlendiği dış satımı gerçekleştiren ancak dahilde işleme izin belgesi sahibi olmayan firma. Aracı dışsatımcı.

Intermediate density lipoprotein : Orta yoğunluklu lipoprotein. Idl.

Intermediary bank : Yurtiçi ya da uluslararası ticari işlemlere komisyon karşılığında üçüncü taraf olarak katılan ve genellikle güvence veren banka. Aracı banka. Bir komisyon karşılığı kişi veya kurumların işlerini yürüten banka.

İngilizce Intermediacy Türkçe anlamı, Intermediacy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intermediacy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agency : Acentelik. Organ. Acente temsilciliği. Aktör. Tecimyerlerin çalıştıkları yerlerinin, ücret paylarının ya da genel olarak yapmış oldukları işlemlerinin tümü. Tecimyerlik. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Temsilcilik, temsilcilik işyarı, temsil ilişkileri, temsil yetkileri, temsil anlaşması gibi konular üzerinde çalışma ve iş yapma gücü. Acente.

Halfway : Yarı yolda bulunan (yer). Ortada. Orta noktaya doğru. Yarı mesafede. Yolun ortasında yer alan. Tamamlamadan. İşi bitirmeden. Yarı yolda bulunan. Ortada yer alan. Yarı yolda.

Sophomore : İkinci sınıf öğrencisi (üniv.). Toy. İkinci sınıf öğrencisi (lisede veya üniversitede). İkinci sınıf. İkinci sınıf öğrencisi. Lise ya da birdemde ikinci sınıf öğrencisi. İkinci yıl öğrencisi (amerikan ingilizcesi).

 

Intercession : Şefaat. Rica. Rica başkası adına. Rica (başkası adına).

Interference : İki markanın, birbirine ayırt edilemeyecek derecede benzemesi. Karıştırma. İki ya da daha çok dalganın birbirine eklenmesi ya da üst üste binmesi. Kurcalama. Bir hücreyi enfekte eden bir virüsün, bu hücrenin diğer bir virüs tarafından enfekte edilmesini engellemesi, engelleme. krosing-overler arasındaki etkileşim. homolog kromozomlar arasında bir krosing over olması bir diğerinin oluşumunu engeller veya artırır. çoğu organizmalarda krosing-overler arasındaki ara azaldıkça interferans artar. Bir ışınım titreşimlerinin genliğinin, aynı dalga dizisinin bölümlerinin üst üste gelmesiyle yer yer zayıflaması ya da büyümesi. İnterferans. Işık dalgalarının üst üste gelmesiyle ışık yeğinliğinin kimi yerlerde çok, kimi yerlerde az çıkması olayı. Yakın ya da aynı yinelenimdeki iki yayının birbirini etkilemesi durumu.

Penultimate : Sondan bir önceki hece. Sondan bir evvelki. Sondan önceki. Sondan ikinci. Sondan bir önceki.

Middle : Orta kısım. Bel. Vasati. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ortanca. Göbek adı. Vasat. Ara. Aradaki. Orta.

Intermedium : Ara boşluk. Aracı alet veya birim. (anatomi terimi) el bileğindeki radyal ile ulnar arasındaki ve ayak bileğindeki tibyal ile topuk kemiği arasındaki kemik veya kıkırdak. Büyük bir oyunun sahneleri arasına konulan, gösterilen oyundaki gelişmeyi anlamlandıran kesim. rönesans dönemi'nde iki oyun ya da gösteri arasında oynanan müzikli mitologya konulu oyun. Ara oyunu. Ara yer.

Interposition : Üst üste binme. Araya koyma. Tavassut. Karışma.

Intermediacy synonyms : second year, subterminal, third year, mediatorship, intervention, antepenultimate, chemical substance, good offices, interlocation, peacemaking, gray, chemical, intermediation, interposal, intermediate trade, grey, troubleshooting, junior, financial intermediation, agency business, in between, intercessions, response, conciliation, interpositions, conciliations, mediation, mediate, next to last, interventions, intervenience, arbitration, agencies.

Intermediacy zıt anlamlı kelimeler, Intermediacy kelime anlamı

Terminal : Bir çevrimde üreteç ucaylarını çevrime bağlayan ekleme parçaları. Ölümcül hastalığın son aşamasına ait. Son. Dönem. Dönemle ilgili. Sonek. Bağlantı ucu. Uçta bulunan. Nihayet. Ölen.

Immoderate : Ölçüsüz. Dengesiz. Çok fazla. Aşırı. İtidalsiz.

Intermediacy ingilizce tanımı, definition of Intermediacy

Intermediacy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Interposition. Intervention.