Intern türkçesi Intern nedir

  • Staj yapmak.
  • Gözaltı.
  • Kapatmak.
  • Gözaltina almak.
  • Enterne etmek.
  • Alıkoymak.
  • Asistan.
  • Gözaltına almak.
  • Gözaltına alınan kimse.
  • Hapsetmek (bir gemiyi bir limanda).
  • Stajyer doktor.
  • Kalebent etmek.
  • Tehlikeli görülen bir kimseyi belirli yerde oturtmak.
  • Stajyer.

Intern ile ilgili cümleler

English: 2015 has been declared the International Year of Light by the United Nations.
Turkish: 2015, Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Işık Yılı ilan edilmiştir.

English: After that, internal temperature begins to climb rapidly.
Turkish: Sonra, oda sıcaklığı birden artmaya başladı.

English: The intern is lazy.
Turkish: Stajyer tembel.

English: "What will we do if we miss the last train?" "How about waiting until morning at an internet café or somewhere else?"
Turkish: "Son treni kaçırırsak ne yapacağız?" " Sabaha kadar bir internet kafede ya da başka bir yerde beklemeye ne dersin?"

English: Albert Einstein said once: "Esperanto is the best solution for the idea of an international language".
Turkish: Albert Einstein vaktiyle 'Esperanto evrensel bir dil fikri için en iyi çözüm' demişti.

Intern ingilizcede ne demek, Intern nerede nasıl kullanılır?

Facies intern : İç yüz. Fasyes interna.

Field intern : Saha stajyeri. Operasyonun ana üssünden uzakta eğitim gören kimse.

 

Internai energy : İç erke. Bir nesneyi oluşturan özdecikterin, yerlerine ve nesne içindeki devinimlerine bağlı olan erkil ve devimsel erkeleri toplamı.

Internal : İç ses. İçsel (akıl sağlığı vb). İçte olan. İç. Stajyer. İçsel. Bir kelimenin ön ve son sesleri dışında kalan ve o kelimenin içinde bulunan ses veya sesler: kol (k-o-l), yorul mak (y-orulma-k) çalışma (ç-alışm-a), kalem (k-ale-m), güzelleşmek (g-üzelleşme-k) örneklerinde görüldüğü gibi. Doğa. İçte ya da orta eksene yakın. İçilir.

Internal affairs : İç işler. Dahiliye. İçişleri. İç politika. İç ilişkiler. İç işleri.

Internal balance : İç ekonomik denge. İç denge. Bir ülkede para ve mal piyasasında eşanlı dengenin sağlandığı iktisadi durum. İç balans.

Internal burst : İç yarık.

Internal application error : İç uygulama hatası.

Internal authentication error : İç kimlik denetimi hatası.

Internal auditing : İç denetim. İşletmenin içerden yönetim ve denetimi. İçdenetim. Dahili teftiş. Denetimin kurum içindeki denetleme birimi tarafından yapılması. İç denetleme. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

İngilizce Intern Türkçe anlamı, Intern eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intern ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buying up : Tümünü satın almak. (başka bir firmayı) satın alma. Stoklamak.

Doctor : Düzeltmek. Hekim. Değiştirmek (kötü bir amaçla). Tahrif etmek. Yamamak. Gemi aşçısı. Yapay balıkçı sineği. Doktor. Hadım etmek. İyileştirmek.

Internals : Dahili. İçsel (akıl sağlığı vb). İçsel. Doğa. İçe değgin. Yaradılış. İç organlar. İç. İçten.

 

Clears : Ormanda alan açmak. Bilgi vermek. Dağılmak. Kaldırmak. Temizlemek. Açıklamak. Gümrükten çekmek. Limana giriş veya çıkış izni almak. Ödemek.

Md : İdari müdür. İdare müdürü. (ingiliz ingilizcesi) sorumlu yönetici şef (ceo).

Demonstrator : Gösteren kimse. Göstererek tanıtan kimse. Nümayişçi. İspat eden şey. Uygulama öğretmeni. Gösterici. İspat eden. Sergilenen şey.

Assisters : Yardakçı. Suç ortağı. Yardak. Yardımcı. Yatakçı. Yatak. Muavin. Yaver.

Residents : Ülke sakinleri. Yerli. Yerleşik kişiler. Oturan. Yerleşmiş olan kimse. İkamet eden kimse. Genel vali (sömürge). Oturan kimse. Başka bir ülkenin vatandaşı veya firması olsalar da resmi ikametgahları ülke sınırları içeresinde olan gerçek ve tüzel kişiler.

Detain : İzinsiz bırakmak. Mahrum etmek. Engellemek. Geciktirmek. Tutmak. Oyalamak. Saklamak. Durdurmak.

Medico : Tıp öğrencisi. Mediko. Doktor.

Intern synonyms : dr., medical intern, surveillance, delay, bar, abducts, hold, interne, house arrest, close up, houseman, helper, close down, externs, blot out, caps, custodies, physician, pupils, detainment, taking into custody, probationers, assistant director, demonstrators, internal, probation, deforce, unsalaried, aider, probations, detainee, abduct, block.

Intern zıt anlamlı kelimeler, Intern kelime anlamı

Idle : Boşa harcamak. Gereksiz. İşe yaramaz. Haylaz. Avare. Boşta. Verimsiz. Boş. Boşta olmak. Yersiz.

Free : Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Ücretsiz. Bağımsız. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Serbestçe. Bedava. Parasız. Özgür. Erkin. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan.

Intern ingilizce tanımı, definition of Intern

Intern kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Internal. To confine to one locality. To put for safe keeping in the interior of a place or country. As, to intern troops which have fled for refuge to a neutral country.