Intervenes türkçesi Intervenes nedir

Intervenes ingilizcede ne demek, Intervenes nerede nasıl kullanılır?

Intervene : Arasına gelmek. Davaya müdahale etmek. Müdahale etmek. Nüfuzunu kullanmak. Geçmek. Karışmak. Aracılık etmek. Araya girmek. Arada olmak.

Intervened : Geçmek. Arasına gelmek. Aracılık etmek. Araya girmek. Müdahale etmek. Davaya müdahale etmek. Arada olmak. Nüfuzunu kullanmak. Karışmak.

Intervener : Arabulucu. Araya giren kimse veya şey. Müdahil. Karışan kimse.

Interveners : Arabulucu. Karışan kimse. Araya giren kimse veya şey. Müdahil.

Intervenience : Ayırma. Sözlünü kesme. Araya girme. Karışma. Aracılık. Rahatsızlık. Burnunu sokma. Parçalara bölme. Müdahale.

Intervention required check : İşlem gerektiren hata. Müdahale gerektiren denetim. Karışma gerektiren denetim.

Intervening variable : İki değişken arasında bir ilişkinin kurulmasında ya da bağımsız değişkenin bağımlı değişken üzerindeki etkilerinin belirmesinde aracılık eden değişken, bk. geliştirme. Ara değişken. Aracı değişken.

Intervention analysis : Aracılık çözümlemesi. Müdahale çözümlemesi.

Intervention : Arada olma. Geçme. Aracılık. Müdahale. Araya girme. Katılma. Anlaşmazlıkları çözümlemek için üçüncü kişinin araya girmesi. Girişim. Nüfuzunu kullanma. Aracılık etme.

 

Intervening : Aradan geçen. Müdahil. Araya girmek. Müdahaleci. Karışan. Araya giren. Geçmek. Müdahale eden. Karışmak. Aracılık etmek.

İngilizce Intervenes Türkçe anlamı, Intervenes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intervenes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Interceded : Rica etmek. Yalvarmak. Şefaat etmek.

Troubleshoot : Sorun gidermek. Anlaşmazlıkları yatıştırmak. Sorun giderme. Arıza bulma. Arıza gidermek. Sorun gider. Sorunu gider. Problemleri tespit etmek.

Chisel in : Maydanoz olmak. Burnunu sokmak. Lafa karışmak. Lafı kesmek. Salça olmak. Sözü kesmek. Kaş yapayım derken göz çıkarmak.

Barge : Toslamak. Duba. Salapurya. Çarpmak. Mavna ile taşımak. Mavna. Dalmak. Yüzen ev. İçeriye paldır küldür girmek.

Stand between : Aracılık yapmak. Siper olmak. Sığınak sağlamak. Arabuluculuk yapmak. Arabuluculuk etmek. Korumak. Arasında durmak.

Be valid : Geçerli olmak. Muteber olmak.

Blend : Kaynaşmak. Karışım. Uyum sağlamak. Harman. Harman etmek. Karıştırmak. Geçişme. Harmanlamak.

Barged : Dalmak. Çarpmak. Toslamak. Mavna. Kesmek. İçeriye paldır küldür girmek. Ev gib kullanılan duba. Mavna ile taşımak. Duba.

Amalgamates : Karışma. Katılmak. Birleşmek. Karıştırıp birleştirmek. Kaynaşmak. Birleştirmek. Karıştırmak. Karışım. Firma.

Butt : Dipçik. Uç uca birleştirmek. Popo. Boynuzlamak. Uç uca gelmek. Hedef. İzmarit. Süsmek. Nişan.

Intervenes synonyms : abates, go between, amalgamating, troubleshot, be mentioned, interlope, become complicated, beats, chime in, be transmitted, bests, be confused, be involved in, tamper, be mixed up, be mixed up in, abate, intervening, betters, bettering, mediating, blow over, embroils, step in, intervene, interpose, be current, get in the way, amalgamated, be over, admix, intercede, meddle.