Intolerant türkçesi Intolerant nedir

Intolerant ile ilgili cümleler

English: Ali is intolerant.
Turkish: Ali hoşgörüsüz.

English: Ali thinks Mary may be lactose intolerant.
Turkish: Ali Mary'nin laktoz intoleransı olabileceğini düşünüyor.

English: I'm lactose intolerant.
Turkish: Ben laktoza duyarlıyım.

English: Many Asians are lactose intolerant.
Turkish: Birçok Asyalı, süt şekeri duyarlısıdır.

English: Unlimited tolerance must lead to the disappearance of tolerance. If we extend unlimited tolerance even to those who are intolerant, if we are not prepared to defend a tolerant society against the onslaught of the intolerant, then the tolerant will be destroyed, and tolerance with them.
Turkish: Sınırsız hoşgörü hoşgörünün ortadan kalkmasına yol açar. Hoşgörüsüz olanlara bile sınırsız hoşgörüyü uzatırsak, hoşgörülü bir toplumu hoşgörüsüzlerin saldırısına karşı korumaya hazır değilsek, o halde hoş görülü tahrip olacak ve onunla birlikte hoşgörü de.

Intolerant ingilizcede ne demek, Intolerant nerede nasıl kullanılır?

Be intolerant of : Katlanamamak. Tahammül edememek. Dokunmak.

Intolerantly : Önyargılı bir şekilde. Dar kafalı bir şekilde. Taraflı bir şekilde. Toleranssız bir şekilde. Hoşgörüsüz bir biçimde. Hoşgörüsüz bir şekilde.

 

Intolerance : Hoş görmeme. Hassas olma, direnme yeteneğinin olmaması. Anlayışsızlık. Entolerans. İntolerans. Dayanamama. Hoşgörüsüzlük. Tahammül edememe. Tahammülsüzlük.

Debt intolerance : Yükselen piyasa ekonomilerinin dış borçlarının vade yapısı ve düzeyini gelişmiş ülke ölçütlerine göre yönetememesi durumu. Borcun dayanılmazlığı.

Food intolerance : Gıda hassasiyeti. İmmun kökenli olmayan, gıda veya gıda bileşenlerinin neden olduğu olumsuz reaksiyonların genel adı. Gıda duyarlılığı.

Intolerable : Dayanılmaz. Katlanılamaz. Kabul edilemez. Çekilmez. Tahammül edilmez. Kabul edilebilir değil.

Lactose intolerance : Laktoz intolerans. Laktoz hassasiyeti. Laktozu tolere edememe. Laktoz intoleransı. İnce bağırsaklarda ?-galaktosidaz enziminin yokluğu veya yetersizliği nedeniyle, sütteki laktozun sindirilememesi sonucu ishal, karın ağrısı, gaz oluşumuyla seyreden kalıtsal bozukluk. Laktoz duyarlılığı. Laktoz tahammülsüzlüğü. Süt şekerini sindirememe veya sindirilmesinde zorlanma (süt ürünleri tüketiminden sonra kramp, ishal, vs. gibi semptomlar ile tanımlanan).

Intolerably : Katlanılmaz bir şekilde. Çekilmez bir biçimde. Dayanılmaz bir biçimde. Çekilmez bir şekilde. Dayanılmaz bir şekilde.

The intolerable acts : Boston çay partisi'ne ceza olarak 1774'te ingilizlerce amerikan kolonistlere dayatılan üç yasa (ayrıca zorlayıcı yasalar olarak bilinen). Tahammül edilemez yasalar.

İngilizce Intolerant Türkçe anlamı, Intolerant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intolerant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Stricter : Otoriter. Daha katı. Sert. Mutlak. Harfi harfine. Katı. Sıkı. Tam.

Blunt : Kesmek (iştah vb). Açık. Lafını esirgemeyen. Küt. Körletmek. Keskin olmayan. Kör (bıçak vb). Dobra dobra. Kör.

Dimmest : Donuk. En bulanık olanı. En kalın kafalı olanı. Sönük. Bulanık. Kalın kafalı.

Austerest : Haşin. Sert. Sade. Süssüz. Ağırbaşlı. Ciddi.

Very hard : Abanoz gibi. Çok zor. Kerpiç gibi. Katır kutur. Son gücüyle. Oldukça zor. Olabildiğince güçlü bir şekilde. Var gücüyle.

Sterns : Sert (bakış veya yüz). Yavuz. Arka. Kıç (gemide veya teknede). Arka taraf. Acımasız. Sert. İnatçı. Kıç.

Illiberal : Liberal olmayan. Dar kafalı. Dar görüşlü. Hasis. Kültürsüz. Cimri. Bilgisiz. Kaba. Bağnaz.

Stern : Yavuz. Sert (bakış veya yüz). Kuvvetli. Şiddetli. Haşin. Amansız. Kıç (gemide veya teknede). Katı. İnatçı.

Obtuse : Küt. Kör. Kalın kafalı. (açı) geniş. Duygusuz. Kesmez. Aptal. Salak. Boğuk (ses).

Lenten : Bit sirkesine ait olan. Büyük perhiz özelliği. Büyük perhiz'e ait veya ilgili olan. Kasvetli. Ciddi. Haşin. Sert. Yedek.

Intolerant synonyms : strict, uncharitable, bigoted, dim, dim sighted, blindest, inconsiderate, indigestive, purblind, merciless, bluntest, uncomplaisant, as hard as nails, unpermissive, impatient, narrow mindedly, insensitive, hard as iron, rigid, strictest, prim, narrow minded, adamants, exacting, knowledgeless, adamant, has no patience, dozy, dead from the neck up, blunts, sternest, narrow, blunter.

Intolerant zıt anlamlı kelimeler, Intolerant kelime anlamı

Broad minded : Açık görüşlü. Geniş fikirli. Çogu konuda bilgi sahibi olan.

Charitable : Yardımsever. Müşfik. İyiyliksever. Şefkatli. Cömert. Merhametli. Sevecen. İyiliksever. Eli açık. Hayırsever.

Tolerant : Hoşgörülü. Tahammül eden. Katlanan. Sabırlı. Müsamahalı. Havsalası geniş. Hoşgörücü. Deryadil. Müsamahakar. Toleranslı.

Intolerant ingilizce tanımı, definition of Intolerant

Intolerant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not able to endure. A bigot. Not enduring. An intolerant person.