Intravenous regional anesthesia türkçesi Intravenous regional anesthesia nedir

  • Toplardamar içi bölgesel anestezi.
  • Bacakların üst kısmının turnike veya lastikle sıkıldıktan sonra venaların içine anestezik çözelti verilerek alt kısımlarda anestezik etki sağlanması, intravenöz regional anestezi, damar içi bölgesel anestezi. özellikle sığırlarda ayağın anestezisinde sıklıkla kullanılmaktadır.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • İntravenöz rejyonal anestezi.
  • Damar içi bölgesel anestezi.
  • İntravenöz regional anestezi.

Intravenous regional anesthesia ingilizcede ne demek, Intravenous regional anesthesia nerede nasıl kullanılır?

Intravenous : Ven içi, ven içinde. Damarın içine tesir eden. İntravenöz. Damardan. Damar içi. Ven içi. Damariçi.

Regional : Yöresel. Yerel. Mahalli. Bölgeye ait. Mevzii. Bölgesel. Lokal. Rejyonel.

Anesthesia : Biyoloji, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Uyuşturum. Anestetik bir madde vererek vücutta kısmen veya tamamen duygunun yok edilmesi, anestezi, anestetizasyon, narkoz, narkotizasyon. Hissizlik. Duyu sinirlerinin ya da beyindeki duyu merkezlerinin herhangi bir nedenle duyum alamaması. Uyuşma. Anestezi. Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması. Duyumsuzlaşma. Duyu yitimi.

Regional anesthesia : Rejyonel anestezi. Rejiyonal anestezi. Bölgesel anestezi.

 

İngilizce Intravenous regional anesthesia Türkçe anlamı, Intravenous regional anesthesia eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intravenous regional anesthesia ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Abaxial : Eksenden uzak. Eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksendışı. Abaksiyal. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak, eksen dışı.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik.

Abattoir : Mezbaha. Salhane. Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Intravenous regional anesthesia synonyms : a dna, a c syndrom, abdomen, abdominal pain, abamectin, a amplitude mod.