Involves türkçesi Involves nedir

Involves ile ilgili cümleler

English: Japanese sci-fi, as in anime, involves their Buddhistic and Animistic spirituality.
Turkish: Animelerde olduğu gibi Japon bilim-kurgusu onların Budist ve Animistik ruhsallığını içerir.

English: Mastering a foreign language involves a lot of patience.
Turkish: Yabancı dilde ustalaşmak çok sabır gerektirir.

English: Criminal law, also known as penal law, involves prosecution for an act that has been classified as a crime.
Turkish: Ceza hukuku, ceza yasası olarak da bilinen, bir suç olarak sınıflandırılmış olan bir hareket için takibat gerektirir.

English: This job involves lots of hard work.
Turkish: Bu iş çok çalışma gerektirir.

Involves ingilizcede ne demek, Involves nerede nasıl kullanılır?

Involve : İçermek. Bulaştırmak. Sokmak. Kapsamak. Karıştırmak. Yol açmak. İçine almak. İhtiva etmek. Gerektirmek. Sarmak.

Involved : Alakalı. Kapılmış. Karmaşık. Karışık. Çatak. Girift. Karışmış. Bulaşmış. Dalmış. İlgili.

Involvement : Bağlılık. İlgi. Karıştırılma. Karışma. Sarma. Bağlanma. Üstlenti. Dahil olma. İlişki. Gerek.

Involvements : Bağlanma. İlgilenim. Gerek. Bulaşma. İlişki. Sarma. Dahil olma. İlgi. Bağlılık. Karışma.

 

Allegedly involved : İddiaya göre dahil olmak. İştirak etmekle şüphelenilen. Ortak olmakla suçlanan.

Deny involvement in : -e karıştığını reddetmek. -nın içinde rol almadığını söylemek. -nin içinde olduğunu inkar etmek.

Be involved in : -e karışmak. İşin içine girmek. İle meşgul olmak. -de yer almak. İle bağlantılı olmak. Karışmak. -e bulaşmak. İle uğraşmak.

Seriously involved in : Ciddi şekilde dahil olmuş. -ın büyük miktarda parçası.

Was involved in : İçinde rol aldı. İçinde yer aldı. -e karıştı.

Get involved : Müdahil olmak. Dahil olmak. Merak sarmak. Bulaşmak. Katılmak yer almak. Karıştırılmak.

İngilizce Involves Türkçe anlamı, Involves eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Involves ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conducing : Götürmek. Neden olmak. Katkıda bulunmak. Yardım etmek.

Dictates : Zorla kabul ettirmek. Dikte etmek. Yazdırmak. İmla yazdırmak. Etkilemek. Emretmek. Söyleyerek yazdırmak. Söyleyip yazdırmak. Belirlemek.

Brood : Kuluçka. Üzerinde dolaşmak (bela vb). Damızlık. Kuşatmak. Kuluçkaya yatmak. Derin derin düşünmek. Arpacı kumrusu gibi düşünmek. Düşünceye dalmak.

Blankets : Örtbas etmek. Battaniyeye sarmak. Susturmak. Örtmek. Battaniye ile örtmek. Battaniye ile zıplatmak. Engel olmak.

Engaged : Bağlanmış. Nişanlı. Meşgul. Meşgul (telefon). Bağlı. Birbirine geçmiş. Angaje. Rezerve. Dolu. Tutulmuş.

Admixed : Harç katkı. Katıp karıştırmak. Katmak. Beton katkı.

Engrafted : Aşılanmış. Yerleştirmek. Aşılamak. Dikmek. Dikilmiş.

Adulterating : Yabancı madde karıştırarak. Hileli. Bozmak. Değerini düşürmek. Karışık. İçine yabancı madde katmak. Saflığını bozmak. Seyreltmek. Yabancı madde katmak.

 

Admix : Karışmak. Katmak. Beton katkı. Harç katkı. Katıp karıştırmak.

Embed : Oturtmak. Gömmek. İçine katmak. Gömülmek. İçine oturtmak. Kakmak. İyice yerleştirmek. Yerleştirmek.

Involves synonyms : up to her neck, up to my neck, neck deep, have to doe with, up to their necks, up to your neck, up to our necks, caught up, up to his neck, engrafts, brood over, bandage, case, entailing, besets, blaze a trail, amalgamates, amalgamating, bedaubs, blaze the trail, admixes, comprehend, regard, conduced, active, call for, comprehends, caused, adulterates, comprises, call forth, besmears, belt.

Involves zıt anlamlı kelimeler, Involves kelime anlamı

Uninvolved : Taraf olmamış. Dahil olmamış. Dahil olmayan. Bir parçası olmayan.

Exclude : İçeri almamak. Kovmak. Dışarıda bırakmak. Hariç tutmak. Dahil etmemek. Hesaba katmamak. Kapsamdan çıkarmak. Saymamak. Dışlamak. Önlemek.